TBMM'deki grup toplantısına katılmama kararı alan Kemal Kılıçdaroğlu, partilileri saat 14:00'te CHP Genel Merkezi'nde düzenlenecek buluşmaya çağırırken Özgür Özel, CHP Grup Toplantısı'nda konuştu.
Özel'in konuşmasına şu sözlerle başladı:
"Bu konuşmayı bir zafer olarak görmüyorum ancak bu kürsüde seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, Dikmen Kapı önündeki binlerin Türkiye'deki milyonların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum. Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, sandığa inanırız. Seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugün buradaki duruş çok anlamlıdır.
Bir zafer değil, bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Teslim olmamaktır. Direnmektir. Bütün ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir. Manisa'ya cenaze töreni sığmadı. Kardeşimizi ancak Ferdi'ye nasip olabilecek bir törenle uğurladık. Orada olmak hepimize düşerdi. Orada olacaktık. 'Herkes orada olur' dedik. Bundan bir süre sonra olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Bugün bizim orada olmamızı burada grup toplantısı yapmak için fırsat görüldü, bir açıklama yapıldı.
'Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak'
Kim gelecek onlarla, partinin kapısına kim geldiyse onlar gelecekti. Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı, yöneticileri olmayacak. Kimin geleceğini, nasıl planladıklarını gördük. Millet bir karar verir o karar burada tecelli edilir. Herkese danıştım, en son Ferdi'nin sesiyle kararı verdim. Hep Manisa'ya gitmem gerekir, burada da bir şey çıkar. 'Sen orada lazımsın' derdi. Ben bugün burada lazımdım, burada kaldım.
Bu kumpası çözmezsen, 'CHP'nin iç işi' dersin. Kim karışır CHP'nin kurultayına? YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş. Dönüp son 4 kurultayı yok say. YSK'ye göre yok değil. Hiçbir yer göre yok değil ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun kesinleşemeyeceği bir sisteme döndürdüler işi.
"Kimse görmezken Ferdi Zeyrek'e verdim deyip ifade verdirdiler"
'Sandıkla geldik, sandıkla gidemeyiz.' Bütün mesele bu, bunun üzerine oturuyor sistem. Bu işi kim yapar? Bu işi bu çocuk yapar. Vaktiyle bütün kararları kim aldıysa, talimatla yapan birisine yargı kollarını kurdurdular. Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum'a söylediğim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, 'Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.' Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız, namertsiniz. İspatlayamadılar.
110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, 'Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim' deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz? En son gitti, kimse görmezken Ferdi Zeyrek'e verdim deyip ifade verdirdiler.
Nasıl olsa ölmüştür inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü işbirliği ile bu işi çözmeye kalktılar" ifadelerini kullandı.