SARIGÖL

Sarıgöllü avukat Fergül Tatar Bakay'dan vatandaşlara uyarı!

Günlük hayatta ya da sosyal medyada farkında olmadan kullanılan pek çok kelimenin hukuki olarak ağır bedelleri olabiliyor. Avukat Fergül Tatar Bakay, vatandaşları özellikle sosyal medya paylaşımları ve yorumları konusunda uyararak, hakaret suçunun kapsamı ve cezaları hakkında Manisa Aktif Haber mikrofonlarına önemli açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Avukat Fergül Tatar Bakay, Manisa Aktif Haber'e yaptığı açıklamada, dijital mecralarda farkında olmadan sarf edilen kelimelerin adli süreçleri beraberinde getirebildiğini belirterek, hakaret suçunun kapsamı, cezai yaptırımları ve toplumsal yansımaları hakkında uyarılarda bulundu.

Toplumda bazı kelimelerin hukuki boyutunun göz ardı edildiğine dikkati çeken Bakay, "Dinsiz, gavur, yobaz, faşist, yollu, terörist gibi sözcükler, günlük hayatta çok farkına varılmasa da TCK 125. maddesi kapsamında hakaret suçunu oluşturan ifadeler arasında yer almaktadır. Tabii ki sabit bir liste üzerinden 'şu kelimeler kesinlikle hakarettir' demek her zaman mümkün değildir. Burada hakaret suçunun vücut bulabilmesi için kişinin kastı, sözün nerede ve ne şekilde söylendiği büyük önem arz etmektedir." diye konuştu.

"Asıl olan kişiyi küçük düşürme kastıdır"

Bakay, hakaret suçunun niteliğine ilişkin somut örnekler vererek, direkt olarak küfür barındıran veya "ahlaksız", "şerefsiz" gibi ifadelerin doğrudan bu kapsama girdiğini aktardı. Kişilerin bedensel engelleri, hastalıkları veya inançları üzerinden hedef alınmasının da suç teşkil ettiğini vurgulayan Bakay, şunları kaydetti:

"Kişiyi aşağılamak amacıyla bir hayvan ismiyle hitap edilmesi ya da seslenilmesi de hakaret olarak değerlendirilir. Ancak burada asıl olan kasıttır. Bir çocuğu severken 'eşek' denilmesi hakaret olarak kabul edilmezken, aynı kelimenin bir yetişkini küçük düşürmek ve aşağılamak amacıyla kullanılması suç oluşturur. Benzer şekilde, bedensel engel veya hastalık durumlarında kişiyi küçümsemek amacıyla 'cüce, topal' gibi ifadelerin kullanılması ya da zihinsel engelli bir bireye yönelik sarf edilen yakışıksız sözler hakaret suçuna vücut verir. Dini, milli, toplumsal değerler ile yaşamsal tercihlere yönelik 'hafif meşrep' benzeri nitelemeler de bu kapsamdadır."

Hukuken kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın bireylere yönelik suçlayıcı ifadeler kullanılmasının da ceza davası konusu olabileceğini anımsatan Bakay, "Hukuk önünde kanıtlanmamış iddialarla kişileri itham ederek 'hırsız, rüşvetçi, sahtekar, dolandırıcı' gibi kelimelerin kullanılması hakaret suçunun unsurlarını oluşturur." değerlendirmesinde bulundu.

Siyasileri hedef alan paylaşımlarda ceza artıyor

Avukat Bakay, söz konusu suçun işlenmesi durumunda 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımının uygulandığına dikkati çekerek, suçun sosyal medya platformlarında işlenmesinin de cezayı ağırlaştıran ya da aleniyet kazandıran bir unsur olduğunu ifade etti.

Özellikle siyasi figürlere yönelik yapılan yorumlarda sınırın aşıldığını gözlemlediklerini belirten Bakay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu suçun yüz yüze işlenmesi şart değildir. Telefon yoluyla veya günümüzde çokça karşılaştığımız üzere sosyal medyada kişilerin paylaşımlarının altına hakaretvari yorumlar yazarak da bu suç işlenmektedir. Maalesef toplumumuzda siyasilere yönelik bu tarz yaklaşımların sıkça yapıldığını görmekteyiz. Hakaret suçunun kamu görevlisine veya siyasilere yönelik görevinden dolayı işlenmesi, suçun nitelikli halini oluşturur ve verilecek cezanın artırılmasını gerektirir. Vatandaşlarımız, 'Aman şikayetçi olmazlar' düşüncesiyle hareket etmemelidir. Geçmişte müvekkilim adına Hatay'dan eski bir milletvekili ile benzer bir hukuki süreç yürütmüştük. Dolayısıyla sosyal medyada yorum yaparken cümlelerimize çok dikkat etmeliyiz. Siyaset siyasetçilerin alanıdır; vatandaşlar olarak asli görevlerimizi yerine getirmeli, birbirimize hakaret etmekten kaçınmalıyız."