Afşar’ın Kapakları Açıldı: Sevinç mi, Hüzün mü?

Geçtiğimiz günlerde Sarıgöl’de uzun zamandır tanık olmadığımız, hatta bir neslin neredeyse unuttuğu bir ana şahitlik ettik.

Abone Ol

Tam 15 yıl aradan sonra Afşar Barajı’nın kapakları kontrollü tahliye için açıldı. Gürül gürül akan suyun sesi, çevrede toplanan yöre halkı için ilk bakışta bir görsel şölendi; ancak bu coşkunun ardında derin bir "ah" gizliydi.

​Sarıgöllü hemşehrilerimizin gözlerindeki o karmaşık ifadeyi okumak zor değildi: Bir yanda yıllardır özlenen suya kavuşmanın heyecanı, diğer yanda "Bu su nereye akıp gidiyor?" sorusunun getirdiği o buruk sızı.

15 Yıllık Susuzluğun Hafızası

Sarıgöl ve çevresi, iklim değişikliğinin ve kuraklığın faturasını en ağır ödeyen bölgelerden biri. Çiftçimiz toprağını sulamak için yerin metrelerce altına inerken, bağlar kurumaya yüz tutmuşken, barajdaki suyun "tahliye" edilmesi ister istemez can yakıyor. Vatandaşın "Keşke bu suları tutacak daha çok yerimiz olsaydı" feryadı, sadece duygusal bir tepki değil; son derece rasyonel bir hayatta kalma refleksidir.

​Akıp Giden Sadece Su mu?

​Afşar’dan boşalan her metreküp su, aslında geleceğimizin teminatı. 15 yıl sonra gelen bu bolluk, bize doğanın hala cömert olduğunu kanıtlıyor ancak bizim bu cömertliğe hazırlıklı olmadığımızı da yüzümüze çarpıyor.

Yöre halkının dile getirdiği o haklı sitemin altını çizmek gerek: Yeni barajlar ve göletler birer lüks değil, zorunluluktur. Mevsim normallerinin dışına çıkan yağış rejiminde, suyu düştüğü yerde tutmak zorundayız. Eğer biz bu bereketli dönemlerde suyu depolayacak altyapıyı kuramazsak, yarın kuraklık kapıyı çaldığında sadece boşalan yataklara bakıp iç geçirmekle yetiniriz.

​Çözüm Bekleyen Çağrı

​Vatandaşın tahliyeyi izlerken kurduğu "Baraj ve gölet sayıları artsın" cümlesi, aslında karar vericilere yazılmış bir dilekçe hükmündedir. Sarıgöl’ün verimli toprakları, gökyüzünden gelen bu hediyeyi sadece seyretmek değil, saklamak istiyor.

​Sonuç olarak; Afşar’ın kapaklarından akan su, sadece Gediz’e karışıp gitmiyor; aynı zamanda bize bir ders veriyor. Dileğimiz, bu 15 yıllık aranın bir daha bu kadar uzamaması ve gelen bereketin her damlasının toprakla buluşacağı yeni yatırım müjdelerinin bir an önce verilmesidir.