AK Parti Manisa Kurucu İl Başkanı Hayrullah Solmaz, Manisa Aktif Haber ekranlarında yayınlanan “Ez Cümle” programında Abdullah Akar’ın konuğu oldu. AK Parti’nin kuruluşundan Manisa’nın büyükşehir statüsüne, yerel seçim sonuçlarından teşkilat çalışmalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Solmaz’ın, Manisa Büyükşehir Belediyesi üzerinden yaptığı açıklamalar programın dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
“Büyükşehir Yasası’nın hazırlanmasında Tanrıverdi’nin büyük katkısı oldu”
Manisa’nın büyükşehir statüsüne geçiş sürecini değerlendiren Solmaz, dönemin AK Parti Manisa Milletvekili ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi’nin Büyükşehir Yasası’nın hazırlanmasında önemli rol oynadığını söyledi.
Solmaz, Tanrıverdi ile olan yakın ilişkileri sayesinde kendilerinin de yasa hazırlıklarına katkı sunduklarını belirterek, büyükşehir sisteminin Manisa açısından önemli imkanlar oluşturduğunu ifade etti.
Ancak Solmaz’a göre asıl kırılma noktası, Manisa’nın büyükşehir statüsüne geçmesinin ardından yapılan ilk seçimde yaşandı.
“Hüseyin Bey’in kaybetmesi Manisa’nın beş yıl kaybetmesine neden oldu”
Solmaz, Hüseyin Tanrıverdi’nin ilk büyükşehir belediye başkanlığı seçimini kaybetmesini, Manisa açısından yalnızca bir seçim sonucu olarak görmediğini söyledi.
Solmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu kanunun çıkarıcısı olan ve Türkiye’yi çok iyi bilen Hüseyin Tanrıverdi’nin o ilk seçimleri kaybetmesi ve çok acemi olan, o zaman da ittifak ortağı olmadığımız MHP’nin kazanması, Manisa’nın büyük imkanlara sahip olabileceği ve çok şeyini değiştirebileceği bir beş yılımızın kaybına sebep oldu.”
Solmaz, Tanrıverdi’nin adaylığının yalnızca bir belediye başkanlığı adaylığı olmadığını savunarak, onunla birlikte AK Parti’nin yıllar içerisinde oluşturduğu bilgi ve tecrübenin de Manisa’da uygulanabileceğini ifade etti.
“Hüseyin Bey’in adaylığı sadece Hüseyin Bey’in adaylığı değildi. Koca bir AK Parti know-how’unun, koca bir AK Parti bilgi birikiminin de Manisa’da vücut bulması taşınacaktı. Onu başaramadık.”
Bu sözleriyle Solmaz, Hüseyin Tanrıverdi’nin Büyükşehir Belediye Başkanı olması halinde Manisa’nın farklı bir yönetim ve gelişim süreci yaşayabileceği görüşünü ortaya koydu.
“Manisa’ya anlatamadık kendimizi”
İlk büyükşehir seçimindeki sonucu değerlendirirken seçmeni suçlamadığını özellikle vurgulayan Solmaz, “Halkımıza kızmıyorum. Hata bizde” ifadelerini kullandı.
Manisa’nın o dönemde AK Parti’yi tercih etmemesinde kendi eksikliklerinin de bulunduğunu belirten Solmaz, ilk büyükşehir döneminin şehir açısından kritik olduğunu ve kaybedilen beş yılın daha sonraki dönemlerde telafi edilmesinin kolay olmadığını söyledi.
Solmaz’a göre ilk büyükşehir döneminde yapılacak planlamalar, altyapı yatırımları ve şehir yönetiminin gelecekteki yapısını doğrudan etkileyecek nitelikteydi.
“Büyükşehir belediye başkanı şehrin başkanı olmalı”
Programda mevcut büyükşehir yönetiminin imkanları ne ölçüde değerlendirebildiğine ilişkin de görüşlerini paylaşan Solmaz, büyükşehir belediye başkanlığının farklı bir yönetim anlayışı gerektirdiğini savundu.
Solmaz, belediye başkanlığı için yalnızca kişisel özelliklerin yeterli olmadığını belirterek, büyükşehir ölçeğinde şehrin gelirlerini artırabilecek, yeni bir vizyon ortaya koyabilecek ve Manisa’nın geleceğine yönelik planlama yapabilecek bir ekibe ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Belediye binasının değil, belediyenin, şehrin büyükşehir başkanı olacak bir ekip” vurgusu yapan Solmaz, CHP’nin bu noktada beklentileri karşılayamadığı görüşünü dile getirdi.
“İktidar körlüğüne ulaştık, kendimizi patron zannettik”
Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’nın Manisa’daki sonuçlarını da değerlendiren Solmaz, seçim yenilgisinin birden fazla nedeni bulunduğunu ifade etti.
AK Parti açısından özeleştiri yapan Solmaz, “İktidar körlüğüne ulaştık. Kendimizi patron zannettik. Patronun esas halk olduğunu unuttuk” dedi.
Ekonomik şartların yanı sıra seçmenin farklı bir siyasi tercihi denemek istemesinin de sonuçlarda etkili olduğunu belirten Solmaz, yaşanan sonucu bir uyarı olarak değerlendirdiklerini söyledi.
“Gidilmedik kapı, çalınmadık kapı bırakmayacağız”
Solmaz, AK Parti’nin bundan sonraki süreçte yeniden vatandaşla güçlü bir temas kurması gerektiğini belirterek, teşkilatlara önemli görevler düştüğünü söyledi.
“Gidilmedik kapı, çalınmadık kapı, girilmedik gönül, derdinle ağlamadığımız insan bırakmayacağız” ifadelerini kullanan Solmaz, vatandaşın her sorununa çözüm üretemeseler bile vatandaşın derdini dinlemeleri ve onunla dertlenmeleri gerektiğini vurguladı.
Doğru aday belirlemenin de seçim başarısında önemli olduğunu belirten Solmaz, toplumun beklentilerini doğru ölçen çalışmalarla ve halkta karşılık bulan adaylarla yeniden başarı elde edilebileceğini savundu.
Genç siyasetçilere “makam değil, gönül kazanın” mesajı
Programın son bölümünde gençlere ve siyasete yeni girmek isteyenlere de mesaj veren Solmaz, siyasi mücadelede kişisel hesapların ve makam beklentilerinin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Genç siyasetçilere “Allah rızası için çalışın” çağrısında bulunan Solmaz, siyasi yükseliş uğruna başkalarının ayağına basmanın, dost ve gönül kırmanın kişiyi küçülteceğini ifade etti.
Solmaz, siyasette asıl hedefin insanların hafızasında “iyi bir adamdı, vatan ve memleket sevdalısıydı” şeklinde yer etmek olduğunu dile getirdi.
“AK Parti’ye kızdılar, kabul ettik; hatamızı düzelteceğiz”
AK Parti’nin 25 yıllık siyasi geçmişini de değerlendiren Solmaz, partinin değişen seçmen profiline uyum sağlamak zorunda olduğunu söyledi. Türkiye’de son 25 yılda seçmen profilinin önemli ölçüde değiştiğini belirten Solmaz, yeni neslin beklentilerinin ve iletişim kanallarının farklılaştığına dikkat çekti.
AK Parti’nin de bu değişime ayak uydurması gerektiğini ifade eden Solmaz, yerel seçimlerde vatandaşın verdiği mesajı aldıklarını belirterek, “Biz nerede hata yaptık diye düşünüyoruz. Hatamızı düzelteceğiz” dedi.
Programın sonunda 14 Ağustos vesilesiyle AK Parti camiasına ve Manisa halkına mesaj veren Solmaz, yapılan hataların yöneticilerin eksikliklerinden kaynaklandığını söyledi. Solmaz, vatandaşın tepkisini siyasi partiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yöneltmemesi gerektiğini savundu.