GÜNDEM

"Bize Ne" Diyen Bir Gençlik: Nerede Hata Yaptık?

Bugün kaleme alacağım mesele, aslında hepimizin içten içe hissettiği ancak bazen dile getirmekten çekindiği bir yara. Toplum olarak bizi biz yapan değerlerimizden, birbirimize olan saygımızdan ve maneviyatımızdan ne kadar uzaklaştığımıza dair can yakıcı bir gözlemi paylaşmak istiyorum.

Abone Ol

Soru çok net: Müslüman bir ülkede yaşamıyor muyuz? Eğer yaşıyorsak, inancımıza ve kültürümüze ne kadar saygılıyız?

Bu gün öğle saatlerinde Şehzadeler ilçesinde, İbrahim Gökçen Bulvarı üzerindeki bir otobüs durağında şahit olduğum manzara, bu soruları sormamı mecbur kıldı. Durakta beklerken liseli iki genç çift gördüm. Sergiledikleri tavırlar, "edep" dediğimiz o ince çizgiyi fazlasıyla aşıyordu. Ne yaptıklarını buraya yazıp sayfayı kirletmek istemem; ancak manzara, toplumsal değerlerimize hiç yakışmayan bir tabloydu.

Sela Okunurken Sessiz Kalmak mı, Saygısızlık mı?

İşin daha acı tarafı ise zamanlamaydı. O esnada minarelerden cuma namazı için sela yükseliyordu. Yani maneviyatın doruğa çıktığı, müminlerin sükunete davet edildiği o kutsal anlar... Bir büyükleri olarak dayanamadım ve gençleri nezaketle uyardım:

"Gençler, sela okunuyor. Yaptıklarınız bu ana, bu topraklara yakışıyor mu? Ayıp değil mi?"

Aldığım cevap ise beni hayretler içerisinde bıraktı. Hiç mahcup olmadan, yüzleri bile kızarmadan şöyle dediler:
"Cuma senin cuman, bize ne kardeşim? Bak işine!"

Mesele Sadece Din Değil, Saygı Meselesi

Şimdi oturup düşünelim. Bu sadece dini bir mesele mi? Hayır. Bu bir saygı, nezaket ve aidiyet meselesidir. Bir toplumun ortak değerlerine, ezanına, selasına ya da sokağın adabına karşı bu kadar yabancılaşmış, bu kadar "bana ne"ci bir nesil nasıl yetişti?

"Bize ne" demek, içinde yaşadığın topluma sırt çevirmektir. Bizim kültürümüzde büyüklere hürmet, kutsala hürmet ve kamusal alanda bir ağırlık vardır. Özgürlük, başkasının manevi alanına veya toplumun genel ahlak çizgisine fütursuzca saldırmak değildir.

Gerçekten şaşkınım ve üzgünüm. Müslümanlığa, geleneğe ve en önemlisi insani nezakete ne kadar uzağız? Eğer biz bu gençlere "sela"nın sadece bir ses olmadığını, bir kimlik olduğunu anlatamazsak, yarın sığınacağımız bir "biz" kalmayacak.

Toplum olarak aynaya bakma vaktimiz gelmedi mi?

"SERKAN ÖZCAN YAZDI"