MANİSA

CHP Yunusemre İlçe Başkanlığı'ndan AK Parti ve Mehmet Çerçi’ye Yanıt

Manisa’da siyaset kazanı kaynıyor. CHP Yunusemre İlçe Başkanlığı düzenlediği gövde gösterisi niteliğindeki basın toplantısında, AK Parti kanadından gelen eleştirilere sert yanıtlar verdi. Toplantıda eski döneme ait yolsuzluk iddiaları ve milyonlarca liralık kamu zararı belgeleriyle havada uçuştu.

Abone Ol

CHP Yunusemre İlçe Örgütü, AK Parti İlçe Başkanı İlçan Durmaz ve geçmiş dönemin belediye başkanı Mehmet Çerçi’nin son dönemdeki iddialarını masaya yatırmak üzere kameraların karşısına geçti. İlçe Başkanı Yalçın Arcak, eski Grup Başkanvekili Bülent Mersinli ve mevcut Grup Başkanvekili Ayça Yöyen Kököz’ün katıldığı toplantıda, adeta eski dönemin defterleri açıldı.



“Siyasi Rant Peşindeler, İddialar Gerçek Dışı”
Toplantının perdesini açan CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak, AK Parti cephesinden gelen açıklamaların tamamen "gündemde kalma ve siyasi rant devşirme" çabası olduğunu ileri sürdü.
Mevcut Belediye Başkanı Semih Balaban’ın şeffaf yönetim anlayışına vurgu yapan Arcak, şunları söyledi:

“Bazı projelerin önceki dönemde başladığını biz de kabul ediyoruz. Ancak o projelerin büyük bölümünü tamamlayan, geliştiren ve hizmete sunan mevcut yönetimdir. Bazı projeler ise sıfırdan hayata geçirilmiştir. Başkanımız bunların tamamını belgeleriyle açıkladı”



Geçmiş döneme ait yaptıkları suç duyurularının sümen altı edildiğini savunan Arcak, yargı sistemindeki çifte standarta dikkat çekti. Mehmet Çerçi ve eski Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün hakkında yaptıkları şikayetlere soruşturma izni verilmediğini belirten Arcak,“Biz geçmiş dönemde Mehmet Çerçi’ye ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e birçok suç duyurusunda bulunduk. Ancak bunların hiçbiri işleme konulmadı. Soruşturma izni verilmiyor. Buna rağmen önceki dönemden kalan projeler nedeniyle bugün bizim belediyelerimiz müfettiş denetimlerinden geçiyor. Güneş enerji sistemleriyle ilgili bile şu an mülkiye müfettişleri belediyemizde inceleme yapıyor. Yapılan işlemlerin bizim dönemimizle hiçbir ilgisi yok.”dedi.

“Hedef Demirhan Değil, CHP’yi Yıldırmak”
Toplantıda söz alan eski CHP Grup Başkanvekili Bülent Mersinli ise parti emekçilerinden Demirhan Gözaçan üzerinden yürütülen tartışmalara değindi. Gözaçan’ın parti için yıllarca her kademede emek verdiğini hatırlatan Mersinli, “Demirhan bizim kardeşimizdir. Bu partide şoförlük de yaptı, çay da taşıdı, bayrak da astı. Herkes biliyor ki hedef Demirhan değil. Nihai hedefin nereye gitmek istediğini herkes biliyor. Ama hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi yıldıramazlar” ifadelerini kullandı.



Ortaköy'de 41 Milyonluk Zarar İddiası
Mersinli’nin konuşmasındaki en çarpıcı bölümlerden biri ise Ortaköy’deki bungalov ev projesine yönelik iddiaları oldu. 2022 yılında Orman Genel Müdürlüğü’nden gerekli izinler alınmadan yapılan 20 bungalov evin kaçak yapı statüsünde olduğunu ve yıkım kararı çıktığını belirten Mersinli, devasa bir kamu zararını açıkladı:
“2022 yılında ormandan gerekli izinler alınmadan 20 adet bungalov ev yapıldı. Orman Genel Müdürlüğü daha sonra kaçak yapı tespiti yaptı ve yıkım kararı geldi. Bugünkü hesaplamalarla yaklaşık 41 milyon liralık bir maliyet oluşmuş durumda. Şimdi bir de yıkım maliyeti eklenecek” dedi.

“Hem Enkazı Kaldırıyor Hem Borç Ödüyoruz”
Mevcut CHP Grup Başkanvekili Ayça Yöyen Kököz ise AK Parti kanadının "Biz yaptık" algısı yaratmaya çalıştığını ancak projelerin çoğunun yarım bırakıldığını söyledi. Hayvan barınağı projesini örnek gösteren Kököz, "Biz göreve geldiğimizde barınağın sadece yüzde 20’si bitmişti. Geri kalan devasa kısmı biz tamamladık. Üstelik bu işlerin borçları ve ödemeleri de bizim yönetimimize enkaz olarak bırakıldı. Kent lokantalarından sosyal projelere kadar ilçenin çehresini değiştiren işlerin altında bizim imzamız var" dedi.



"Hukukçu Olmaktan Utanıyorum"
Toplantının kapanışında hukuk sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunan İlçe Başkanı Yalçın Arcak, mevcut siyasi konjonktürde adalet mekanizmasının manipüle edildiğini savundu. İstanbul merkezli operasyonlara ve gözaltı süreçlerine değinen Arcak, sözlerini şöyle tamamladı:


“Bugünkü konjonktürde hukukçu olmaktan utanıyorum. İnsanlar gözaltına alınıyor, bize ‘Tutuklanacak mı?’ diye soruyorlar. Biz de ‘Hukuka göre mi cevap verelim, mevcut siyasi tabloya göre mi?’ demek zorunda kalıyoruz” dedi.
İstanbul merkezli soruşturmalara ve Demirhan Gözaçan sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arcak, “Modern hukuk sistemine sahip hiçbir ülkede böyle süreçler yaşanmaz. Gözaltına alınan insanların soruları sonradan hazırlanıyor. Bunların tamamı kurgulanmış süreçlerdir. Biz tüm yol arkadaşlarımızın sonuna kadar yanında olmaya devam edeceğiz”