MANİSA

Edebali'den çarpıcı açıklamalar: Manisa'nın altın çağı Arınç dönemindeydi

Manisa’da uzun yıllardır gazetecilik yapan duayen isim Hüsamettin Edebali, Manisa Aktif Haber’e verdiği röportajda hem mesleki serüvenini hem de Manisa’nın geçmişten bugüne değişimini çarpıcı ifadelerle değerlendirdi.

Abone Ol

Mesleğe başladığı yıllarla bugünü kıyaslayan Edebali, Türkiye’de gazetecilik kalitesinin yıllar içinde ciddi bir değişim göstermediğini savundu. Medyada geçmişte de benzer etik sorunların yaşandığını ifade eden Edebali, günümüzde dijitalleşmeyle birlikte içerik üretiminin kolaylaştığını ancak özgünlüğün azaldığını vurguladı.

Ajans haberciliğinin yaygınlaşmasına da değinen Edebali, birçok haber platformunun aynı içerikleri kullandığını belirterek, “Özgünlük kayboldu. Her yerde aynı başlık, aynı fotoğraf” dedi.

“Gazetecilik sevmeden yapılmaz”

Gazeteciliğin maddi kazançtan çok bir tutku işi olduğunu dile getiren Edebali, kariyerinin ilk dönemlerinde farklı işlerde çalıştığını ancak gazetecilikten kopamadığını söyledi. Son 25 yıldır yalnızca gazetecilik yaptığını belirten Edebali, mesleğin bir “yaşam alışkanlığı” haline geldiğini ifade etti.

“Manisa’nın altın dönemi Arınç dönemiydi”

Manisa’nın siyasi geçmişine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Edebali, özellikle Bülent Arınç dönemini “altın çağ” olarak nitelendirdi. Edebali, bu dönemde şehrin önemli yatırımlar aldığını ve sonrasında aynı ivmenin yakalanamadığını öne sürdü.

Günümüzde Manisa’nın potansiyeline rağmen yeterince gelişemediğini savunan Edebali, “Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olabilecek potansiyele sahip ama hâlâ büyük bir köy görünümünde” ifadelerini kullandı.

Soma ve trafik kazası anısı: “Bir daha gitmedim”

Meslek hayatında birçok olaya tanıklık ettiğini anlatan Edebali, özellikle Soma Maden Faciası ve yaşadığı bir trafik kazası haberinin kendisi üzerinde derin iz bıraktığını söyledi. Bir trafik kazasında bir ailenin yok oluşuna tanık olduğunu belirten Edebali, o günden sonra trafik kazası haberlerine gitmeme kararı aldığını açıkladı.

“Özgür gazetecilik için bağımsızlık şart”

Kendi yayın anlayışına da değinen Edebali, ekonomik bağımsızlığın gazetecilikte kritik olduğunu vurguladı. Reklam ilişkilerinin haberciliği etkilememesi gerektiğini belirten Edebali, “Reklam almak haber yapmamaya engel değildir” dedi.

Siyasi haberlerde tarafsız olunması gerektiğini ifade eden Edebali, gözle görülür gerçeklerin çarpıtılmasının gazeteciliğe zarar verdiğini söyledi.

“Manisa, İzmir’in gölgesini avantaja çevirmeli”

Şehrin sosyo-ekonomik yapısına dair değerlendirmelerde bulunan Edebali, Manisa’nın İzmir’e yakınlığının bir dezavantaj değil fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Günlük iş gücü hareketliliğinin ekonomik bir avantaj olduğunu ifade eden Edebali, girişimciliğin artmasıyla sosyal hayatın da gelişebileceğini söyledi.

“Mesir Festivali doğru anlatılamıyor”

Manisa’nın kültürel değerlerine de dikkat çeken Edebali, Mesir Festivali’nin yeterince tanıtılamadığını dile getirdi. Festivalin içeriğinin ve tarihi değerinin hem Türkiye’ye hem de dünyaya doğru anlatılması gerektiğini vurguladı.

“Her eline telefon alan gazeteci olamaz”

Sosyal medya haberciliği konusuna da değinen Edebali, teknolojinin doğru kullanılmasının önemine işaret etti. Yapay zekâ ve dijital araçların gazeteciliği desteklemesi gerektiğini belirten Edebali, “Bilgiyi üretmeden sadece araçlara güvenmek gazetecilik değildir” ifadelerini kullandı.

“Manisa’da siyasi ağırlık eksikliği var”

Manisa’nın Ankara’daki temsil gücüne ilişkin de konuşan Edebali, geçmişteki siyasi figürlerle bugünkü isimler arasında ciddi farklar olduğunu savundu. Özellikle Özgür Özel dışındaki isimlerin şehir adına yeterince ağırlık koyamadığını öne sürdü.

“Gazetecilikte donanım şart”

Genç gazetecilere de mesaj veren Edebali, bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. “Sormazsan bilemezsin, bilmezsen soramazsın” diyen Edebali, gazetecilerin her alanda kendini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.