Ege Bölgesi’nin bereketli toprakları, bu kez yer altı zenginlikleriyle modern bir "altına hücum" dönemine sahne oluyor. İzmir’den Alaşehir’e kadar uzanan geniş bir hatta, Bozdağlar’dan Gediz Havzası’na akan dereler, bölge halkı için adeta yeni bir geçim kapısı haline geldi.
"Meraklıları ve İş Arayanları Çağırıyorum"
Ekip halinde çalışan vatandaşların, dere kenarındaki kumları eleyip süzerek günlük yevmiyelerini fazlasıyla çıkardıklarını ifade eden Er, arama yapanların derelerden neredeyse hiç boş dönmediğini ifade etti. Bölgedeki hareketliliğin hem mikro düzeyde aile ekonomisine hem de makro düzeyde ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını dile getiren Er, "
"Altına hücum var. Nerede? İzmir'den Alaşehir'e kadar. Bozdağlardan Gediz'e doğru akan bütün dereler alivyonlarla beraber altın kırıntıları taşıyorlar. Bu Lidyalılardan beri biliniyor ve Lidyalılar bu çaylardan altın elde ederekten büyük bir zengin medeniyet kurdular.
"Geçimini bu yöntemle sağlamaya başladı"
İşte şimdi Kırıntı madenciliği gereği, onların izniyle hiçbir kimyasal kullanmadan, teknik alet kullanmadan dere kenarındaki kumları eleyerekten, süzerekten altın parçacıkları buluyorlar. Bunlar hem ülke ekonomisine hem kendi ekonomilerine büyük katkı sağlıyorlar.
Ekip halinde çalışıp günlük yevmiyelerini fazlasıyla çıkartıyorlar ve ekonomiye çok büyük katkıları var. Meraklılar, ilgililer, iş bulamayanlar, para kazanmak isteyenler, sizi de bu yasal altın aramaya çağırıyorum. Nif çayından Salihli'ye kadar. Tabak deresi, gümüş dere, sarp çayı, ırlamaz, hepsinde altın var.
"Kimyasal yok, siyanür yok, doğaya zarar yok"
Kırıntı madenciliği. Kimyasal yok, siyanür yok, doğaya zarar yok. Sadece sabır, jeoloji bilgisi ve akan suyun taşıdığı doğal altın kırıntıları. Kemalpaşa’dan başlayıp Turgutlu Irlamaz, Salihli, Sart Çayı, Gümüş Deresi, Tabakderesi, Değirmendere ve Alaşehir’e kadar Bozdağlar’dan Gediz Havzası’na inen birçok dere ve akarsuda jeolojik oluşum gereği doğal altın parçacıkları bulunduğu biliniyor.
Bu insanlar dev şirketler gibi dağları patlatmıyor. Dere yataklarında doğal olarak taşınan mikron ve kırıntı altınları topluyorlar. Toplanmasa zaten nehre, oradan denize karışıp gidiyor. Son dönemde birçok insan ek gelirini hatta geçimini bu yöntemle sağlamaya başladı.