Genel

Başkent değil Manisa zirvede: Dünyanın en büyük tümülüsü nerede?

Ankara'nın Polatlı ilçesinde yer alan ve 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edilen Gordion Antik Kenti ile buradaki 3 bin 200 yıllık Midas Tümülüsü tarihi meraklılarının odağında yer alırken, asıl rekortmen yapı dikkatleri Manisa'ya çekiyor.

Abone Ol

53 metre yüksekliğinde ve 300 metre çapındaki tümülüsün içerisinde yaklaşık 3 bin 200 yıllık ardıç ağaçlarından oluşan ahşap mezarın günümüze kadar korunarak ulaşması dikkat çekerken, mezardan çıkarılan 99 fibula da Friglerin metal işçiliğindeki ustalığını ortaya koydu.

"Manisa’daki tümülüsümüz" Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, tümülüsün dünyanın ikinci büyük tümülüsü olduğunu dile getirerek, "Bu kadar tümülüsün bir arada bulunduğu ender yerlerden biri. Şu anda Polatlı bölgesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenmiş 130 tümülüs bulunmakta. Gordion’da 90’a yakın tümülüsümüz var. Bunların en büyüğü herkes tarafından bilinen Midas tümülüsü. Bu tümülüs dünyanın ikinci büyük tümülüsü. Birinci tümülüs de yine bizde. O da Lidyalılar’a ait Manisa’daki tümülüsümüz.

Bu tümülüsün bir özelliği var. Açılmış bir tümülüs. İçerisinde dünyanın tek örnek ahşap mezarı bulunuyor.

UNESCO’da buna dayanarak bizleri UNESCO kalıcı listesine dahil etti. 1957 yılında bu tümülüs kazısı yapılıp mezara ulaştığında Ulus Gazetesi Midas’ın babası Gordias’ın mezarı bulundu.

Gordias’ın iskeleti bulundu demesine rağmen yıllar içerisinde Midas o kadar ünlü ki antik çağın en ünlü kişiliklerinden birisi.

Bunun için de bir türlü babası oğlunun önüne geçemedi. Günümüzde de insanlar halen biz ne kadar ‘Midas’ın babası için yaptığı bir tümülüs, babasının mezarı burası’ desek de insanlar Midas’ı tanıdığı için, Midas’ın renkli kişiliği ön plana çıktığı için hep Midas tümülüsü olarak bilinir.

Bu bulgulardan sonra anlaşıldı ki Frigler dünyanın en iyi ahşap oymacılığını yapmışlar. En iyi halı dokumacılığını yapmışlar. Bu da çok önemli. İçeriden çıkan bronz maddelere baktığımızda fibulalar yani çatal iğnenin ana vatanı burası, ilk çatal iğneler burada üretilmiş. 99 tane çatal iğne çıktı. Ardıç ağaçlarının halen çürümediğini ve günümüze kaldığını görüyoruz. Ardıç ağaçlarının yaşlarını da hesapladığımızda neredeyse 3 bin 200 yıl önceki bir ağacı bozulmadan görebiliyoruz. Kazı esnasında da çok değişik olaylar yaşamıştık.

Bir Türk bilim insanı ve Amerikan bilim insanı birlikte bu kazıyı gerçekleştirmişlerdi ama o zamanki teknikle kazı bir sulu sondajla yapılmıştı. Yani tepeden girilerek aşağı doğru sondajla girilmişti. Sondaj sırasında her ne kadar dikkat edilse de biraz mezara zarar vermiş. Orada olan ahşapla birlikte kumaş dokulara da zarar vermiştir" dedi. Tümülüsün görkemli bir girişi olduğunu ifade eden Koç, sözlerini şöyle bitirdi: "82 metrelik bir tünelle Zonguldak’tan getirilen madencilerimizin kazarak mezara ulaşması vardı. Köyde anlatılan bazı hikayeler de var. Önce mezar odasında ufak bir pencere açılmış oradan köyden bulunan çocuk ayağından tutularak mezara sarkıtılmıştır. Çocuk da oradaki iskeleti falan görünce korkmuştur, bağırmıştır. Geri çekmişlerdir gibi değişik anlatımlar da köylerde mevcut. Burada çıkan değerli objeler, değerli eşyaların bir bölümü Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Ama Gordion’daki o küçük müzemizde de birçok eşyayı görebilirsiniz. Çok değerli ve Ankara’nın dünya mirası olan bir yer. 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alındı. Mutlaka görülmesi gereken bu değeri mutlaka yerinde incelememiz gerekiyor." Öte yandan Gordion Antik Kenti, sahip olduğu yaklaşık 90 tümülüs ve arkeolojik buluntularla Frig dönemine ilişkin önemli veriler sunuyor.