Genel

Horlayan Eşlere Kötü Haber! Ağır Kusur Sayıldı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında emsal niteliği taşıyan bir karara imza attı.

Abone Ol

Tarafların karşılıklı olarak boşanma talebiyle Aile Mahkemesi'ne başvurduğu davada erkek, eşinin sürekli tartışma çıkardığını, ailesine hakaret ettiğini, kendisine karşı cinsel yönden ilgisiz davrandığını ve son 10 yıldır ayrı odalarda yaşadıklarını öne sürdü.

Erkek, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirterek boşanma, çocukların velayeti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.

Kadın ise iddiaları reddederek evlilikte yaşanan sorunların asıl sorumlusunun eşi olduğunu savundu. Mahkemeye sunduğu beyanında, eşinin fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, kendisini ölümle tehdit ettiğini, küfür ve hakaret ettiğini belirten kadın, ayrı odada yatmasının nedeninin ise eşinin geceleri aşırı horlaması ve uykusunda dişlerini gıcırdatması olduğunu ifade etti.

Kadın ayrıca, eşinin psikolojik destek almayı reddettiğini ve maruz kaldığı şiddet nedeniyle ortak konutu terk etmek zorunda kaldığını ileri sürdü.

Mahkeme erkeği tam kusurlu buldu Dosyayı değerlendiren Aile Mahkemesi, erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, ölümle tehdit ettiği, hakaret ve küfür ettiği, aşırı horlaması ve diş gıcırdatması nedeniyle kadının aynı odada uyuyamadığını tespit etti.

Mahkeme ayrıca erkeğin geçmiş olayları sürekli gündeme getirerek tartışma çıkardığını ve at yarışı oynadığını da kusur unsurları arasında değerlendirdi.

Mahkeme, erkeği tam kusurlu, kadını ise kusursuz bularak erkeğin açtığı davayı reddetti, kadının karşı boşanma davasını kabul etti. Kararla birlikte kadın lehine nafaka ile 40 bin TL maddi ve 40 bin TL manevi tazminata hükmedildi.

Yargıtay: Nafaka ve tazminat artırılmalı Kararın istinafta da onanmasının ardından dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin kusur değerlendirmesini isabetli bulurken, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat miktarlarının tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile günün ekonomik koşulları karşısında yetersiz kaldığına dikkat çekti.

Kararda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda nafaka ve tazminata hükmedilmesi gerektiği vurgulandı.

Bu gerekçeyle karar, nafaka ve tazminat miktarları yönünden bozuldu.

Yargıtay'ın kararı, boşanma davalarında horlama ve uyurken diş gıcırdatma gibi davranışların tek başına değil; şiddet, tehdit ve hakaret gibi ağır kusur oluşturan diğer eylemlerle birlikte değerlendirilmesi bakımından dikkat çeken emsal kararlar arasında yer aldı.