Başkan Yeşil, Manisa Barosu olarak, dün olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğünden, insan haklarından, eşitlikten ve adaletten yana durmaya; hiçbir baskı karşısında geri adım atmadan savunmanın onurunu korumaya devam edeceklerini vurguladı.
Yeşil, “Bir adli tatil dönemine daha, ülkemizin hukuk düzeni açısından zorlu sınamalardan geçtiği bir süreçte giriyoruz. Adli yıl, yalnızca yargısal kararların değil; hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve savunmanın kurucu unsuru olan avukatlık mesleğinin geleceğinin de yoğun biçimde tartışıldığı bir yıl olarak hafızalara kazınmıştır.
Hukuk güvenliğini zedeleyen uygulamalar, uzun tutukluluklar, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin tartışmalar, çevre ve yaşam hakkı mücadeleleri, kadın ve çocuk hakları alanındaki kaygılar ile adalete erişimde yaşanan güçlükler; toplumun adalet duygusunu derinden etkilemiştir.
Tam da böylesi dönemlerde baroların ve bağımsız savunmanın varlığı, demokratik hukuk devletinin en güçlü güvencelerinden biridir. Barolar yalnızca meslek örgütleri değildir. Barolar; hukukun üstünlüğünün, temel hak ve özgürlüklerin, laik ve demokratik Cumhuriyetin, insan onurunun ve adalet arayışının sesi olmaya devam edecektir.
Çünkü biliyoruz ki güçlü savunma olmadan bağımsız yargı kurulamaz; bağımsız yargı olmadan da gerçek anlamda adaletten söz edilemez. Avukatın susturulduğu, savunmanın etkisizleştirildiği bir yerde yalnızca meslektaşlarımız değil, toplumun tamamı hak kaybına uğrar.
Savunma makamı, yargının vazgeçilemez kurucu unsurudur ve hukuk devletinin vicdanıdır. Bu nedenle savunmayı güçlendirmek, aslında toplumun adalet hakkını güçlendirmektir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz.” sözü bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır.
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bizlere düşen görev; aklın ve bilimin rehberliğinde, laik hukuk devletini, yargı bağımsızlığını ve savunmanın onurunu kararlılıkla korumaktır” dedi.
Başkan Yeşil, “Manisa Barosu olarak, dün olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğünden, insan haklarından, eşitlikten ve adaletten yana durmaya; hiçbir baskı karşısında geri adım atmadan savunmanın onurunu korumaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki hak mücadelesi yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında da verilmektedir. Adli tatil; yalnızca dinlenme değil, aynı zamanda hukuk adına yürüttüğümüz mücadeleyi değerlendirme ve yeni döneme daha güçlü hazırlanma zamanıdır.
Bu vesileyle fedakârca görev yapan tüm meslektaşlarımıza; hâkim, savcı, avukat ve yargı emekçilerine huzurlu bir adli tatil diliyor; yeni adli yılda hukukun üstünlüğünün egemen olduğu, yargı bağımsızlığının güçlendiği, adaletin gecikmeden ve eşit biçimde tecelli ettiği bir Türkiye Cumhuriyeti umuduyla tüm meslektaşlarımı ve yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.