Toplantı sırasında söz alan AK Partili Meclis Üyesi Nevin Baş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara tanıdığı hakları takdir ettiğini ancak bu durumun "başörtülü olmayan kadınlar" için geçerli olduğunu savundu.
Baş, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Atatürk seçme ve seçilme hakkını vermiştir, başörtüsü olmayan kadınlar için kendisini tebrik ediyorum. Ancak bana seçilme hakkını Cumhurbaşkanımız 31 Ekim 2013 tarihinde vermiştir."
Bu sözler, sosyal medyada ve kamuoyunda "başörtülü kadınların Cumhuriyet’in erken dönemindeki siyasi varlığının yok sayıldığı" gerekçesiyle büyük tepki topladı.
Temizel: ''Sözler çarpıtılıyor''
Gelen tepkiler üzerine bir açıklama yapan AK Parti Turgutlu İlçe Başkanı Ömer Can Temizel, meclis üyesinin sözlerinin çarpıtıldığını ifade etti. Temizel, Baş’ın hem Atatürk’e minnet duyduğunu hem de başörtülü kadınların siyasi hayatta fiilen yer alabilmesinin Erdoğan liderliğinde gerçekleştiğini vurguladığını belirterek; "Meclis üyemizin beyanlarının farklı noktalara çekilmesini kabul etmiyoruz" dedi.
Çetin Akın: "Gül Esin Örneğini Unutmayın"
Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın ise tartışmaya sert bir yanıt vererek meclis üyelerini ve ilçe başkanını "tarih bilmemekle" eleştirdi. Akın, Cumhuriyet’in kurucu felsefesinde kıyafet ayrımı olmadığını hatırlattı.
Başkan Çetin Akın yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
"Size tarihi bilin öyle konuşun derken tam olarak bunu kastediyordum…
Ak Parti ilçe başkanın dünkü meclis üyelerinin talihsiz açıklamalarının üstüne yaptığı savunmanın özeti ancak “Özürleri kabahatlerinden büyük” denerek açıklanabilir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara siyasal haklarını tanırken hiçbir ayrım yapmamış, kadını kıyafetiyle değil, bu ülkenin eşit yurttaşı olarak görmüştür. 1933 yılında Türkiye’nin ilk kadın muhtarı başörtülü Gül Esin’in seçilmesi, Cumhuriyet’in bu kapsayıcı anlayışının somut bir göstergesidir. 1930’da Türk kadını belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazanmış, 1934’te ise Türk kadını milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur. Aynı yıllarda birçok Avrupa ülkesinde kadınların henüz oy hakkı dahi bulunmamaktadır.
Türkiye’de başörtüsü üzerinden yaşanan sorunlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminin değil; bizim de lanetlediğimiz 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası oluşan vesayetçi anlayışın ve 28 Şubat sürecinde derinleşen antidemokratik uygulamaların sonucudur.
Bugün yapılması gereken, başörtüsünü siyasetin malzemesi olmaktan çıkarmaktır.
Milletimizi sürekli ayrıştıran bu dilin artık bize bir faydası yoktur. Bu söylemlerin modası çoktan geçmiştir. Bu memleketin evlatları, sizin bu ülkenin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını yok sayan bu tavırlarınıza en güzel cevabı önümüze gelecek sandıkta verecektir.
Türk kadınına bu hakları cesaretle tanıyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sonsuz minnetle…