Özellikle sabah saatlerinde yoğunlaşan bu yöntem, işine yetişmeye çalışan otomobil sürücüleri ile "yer tutan" kişiler arasında sözlü tartışmalara neden oluyor.
"Devletin Yolunu Kişiselleştiriyorlar"
Duruma tepki gösteren otomobil sürücüleri, sokak ve caddelerin kamu malı olduğunu belirterek duruma isyan etti. Sabah saatlerinde park yeri bulmakta zorlandıklarını ifade eden bir sürücü, yaşananları şu sözlerle özetledi:
"Sabah işe geliyorum, boş bir yer görüp seviniyorum ama bir bakıyorum ki ortada tek bir motosiklet enlemesine bırakılmış.
Amacı motosiklet park etmek değil, akşam ya da gün içinde gelecek kendi otomobiline yer kapatmak. Devletin resmi yolunu adeta kendi tapulu malı gibi rezerve ediyorlar. Bu hem adaletsiz hem de hukuka aykırı."
Esnaf ve Mahalle sakinleri de Şikayetçi
Benzer manzaraların özellikle iş merkezlerinin ve yoğun yerleşim yerlerinin bulunduğu bölgelerde sıkça yaşandığı belirtiliyor. Çevre sakinleri, bu durumun hem mahalle içi huzuru kaçırdığını hem de gün içinde gereksiz bir trafik sıkışıklığına yol açtığını dile getirerek yetkililerin bu "motosikletli işgale" karşı önlem almasını talep ediyor.
"Yasal Olarak Uygun mu?"
Trafik kanunlarına göre, kamuya açık karayolları ve cadde üzerindeki park yerleri tüm vatandaşların ortak kullanımına açık durumda. Herhangi bir eşya, duba veya motosiklet gibi araçları "yer tutma/rezervasyon" amacıyla bilinçli olarak park etmek ve diğer sürücülerin hakkını engellemek yasal olarak usulsüz kabul ediliyor.
Manisalı sürücüler, trafik zabıtası ve emniyet ekiplerinin bu konuda denetimleri sıklaştırmasını ve usulsüz parklanmaların önüne geçmesini bekliyor.