Ulusal Süt Konseyi’nin litre başına 22 lira 22 kuruş olarak açıkladığı süt fiyatı, besicilerin tepkisine sebep oldu. Bekir Başevirgen’e dert yanan üreticiler, mevcut fiyatlarla hayvancılığı sürdüremediklerini ve işi bırakma noktasına geldiklerini dile getirdi.
Manisa'daki besiciler, "Süt 19.60 kuruştu. Şimdi 22.22 kuruş yapmış Ulusal Süt Konseyi. Ama sütün maliyeti zaten 22 lira değil daha fazla, yemi, samanı kıyasladığımızda, elektrik masrafı olsun yani veteriner masrafı girdiğinde çok masraf. Masrafınız çok kurtaramıyorum.
"Sütçülüğü bırakacağım"
Şu anda bende 223 tane hayvan vardı. 6 tane bıraktım. Kestirdim hayvanlarımı. Bunlarda şimdi gebe doğursun bunları da satacağım. Bitireceğim. Sütçülüğü bırakacağım. Bakabilirsem 5 tane dana bakarım. Bakabilirsem onu da.
"Çay 15 TL, Bizim sütümüz şu anda 18 TL"
Süt şu anda 26, 27 TL olursa ama yeme zam olmayacak. Yemimiz çok zamlıyor. 80 çuval yem alıyordum ayda 65- 70 milyara yakın para veriyordum. İki tane çocuk okutuyorum ben. Nasıl geçineceğim köy yerinde olduğum halde yani evim tamam kendimin ama düşünün yani bir de kira olduğunu düşünün.
1 litre sütten 1,5 kilo yem alınıyormuş şu. Ne alabiliyorsun 1 litre sütten? Alma şansın yok, çay içersek 15 lira. Çay 15 TL, Bizim sütümüz şu anda 18 lira. Ulusal Süt Konseyinin açıkladığı 22.22 kuruşa da satamıyorsun. Aracılar geliyor alıp gidiyor.
"Sütçülüğü bırakıp budağa gideceğim"
Ben 41 yaşındayım, aşağı yukarı 30 seneye yakın babadan kalma bu işin içindeyim. Ulusal Süt Konseyi'nin belirlediği 22.22 kuruştan sonra bu 6 hayvanı da doğurduktan sonra kesime göndereceğim. Yani köyden bazı vatandaşlar geliyor süt almaya, 5 litre sütü 100 lira veriyorum adam almaya zorlanıyor, durumu yok.
"Yem pahalı veremiyorum, sütüm de para etmiyor"
Sütçülüğü bırakıp yevmiye işine, budağa gideceğim, karnımızı doyurmaya çalışacağız. En azından zarar etmeyeceğiz. Biz eskiden inek doğurdu diye seviniyorduk, Şimdi inek doğurduğunda ben üzülüyorum. Yem pahalı veremiyorum. Sütüm de para etmiyor.
Yani maliyetler çok yüksek: Samandır, yemdir, veteriner masrafları, mazot hepsi çok yüksek. Yılbaşında veteriner %30- %40 ilaçlara her şeye zam var dedi. Yeme zaten her ayı geliyor aşağı yukarı. Böyle giderse zaten bırakacağız yani bu işi. Çünkü devamlı biz kendi gücümüzle ayakta duruyoruz.
Kendim de çalışıyorum. Ailece çalışıyorsunuz burada. Ayrıca iki oğlan var, eleman masrafınız yok. Ama diğer masraflar diğer girdi maliyetleri.
"Tarım Bakanı çıksın öyle konuşacağına kendisi geçsin böyle yerlere"
Tarım Bakanı çıksın öyle konuşacağına kendisi geçsin böyle yerlere, dertleri dinlesin ondan sonra konuşsunlar. Hayvan önceden kendine de bakardı, yavrusuna da bakardı, bize de bakardı. Firma benim ihtiyacım yok deyip mesela diyor ki ben 22 dedi ama, 17 liraya alacağım. İşine gelirse ver, işine gelmezse verme diyebiliyor. Yani şartı koşuyor. Eskiden böyle değildi. Biz ilk başladığımızda yemin çuvalı 33 liraydı.
"Devlet de hiçbir şekilde destek olmuyor"
Sütü 1,5 liraya veriyorduk ama o zaman çok güzel para kazanıyorduk. Biz direniyoruz bu şekilde dayanıyoruz ama çok kestiren var. Zaten küçükler de bitirmeye çalışıyorlar herhalde yavaş yavaş. Ben çalışıyorum. Bütün aile burada ama para kazanamıyorsunuz.
Devlet de hiçbir şekilde destek olmuyor. Yani o 10 dönüm yere atıyorum 10 dölüm yerin olmuş olsa 300 liralık mazot desteğe mi yani 300 liralık mazot desteğiyle ne yapabilir? Çalıştırdığın anda zaten 300 lira gidiyor.
“Eskiden 4 inek bir evi geçindiriyordu”
Eskiden diyorlardı yani 4 inek bir evi geçindiriyor diyorlardı, şu an yani 10 tane hayvan da baksa bir evi zor geçindiriyorsun. Çiftliği satsak faize yatırsak belki daha çok daha iyi. Bankaya parayı koyun diyor. Faiz geliriyle bakın işinize diyor yani bize ama biz genciz. Mücadele etmeye çalışıyoruz. Ne kadar gider bilmiyorum. Onu da bilmiyorum ya" ifadelerini kullandı.