Manisalı Doktor Fahrettin Er’den çevre felaketine karşı en güçlü ve anlamlı tepkilerden biri geldi. Gediz’in durumunu "toplumsal bir sağlık krizi" olarak nitelendiren Er, durumun vahametini çarpıcı sözlerle ortaya koydu. Ağır metallerin tarım yoluyla insan zincirine katıldığına dikkat çeken Dr. Fahrettin Er, şu uyarıda bulundu:
"Gediz ölüyor. İzmir ve Manisa belediyelerinin birlikte yaptığı çalışmada, Kula’dan Gediz’in Foça’da denize döküldüğü noktaya kadar tam 59 farklı noktadan alınan numunelerin tamamı “3. derece kirli” çıktı. Üstelik yalnızca kirli değil, ağır metaller de içeriyor.
Peki bu ne demek? Bu suyla sulanan tarlalardaki meyve ve sebzeler zamanla bu ağır metalleri bünyesine alacak. Yani mesele sadece bir nehir değil; soframız, çocuklarımızın sağlığı ve geleceğimiz.
Çocukluğumda Gediz’in içinde kırmızı balıkların yüzdüğünü hatırlıyorum. Su o kadar berraktı ki kenardaki söğüt ağaçlarının yansıması adeta ayna gibi görünürdü. Şimdi ise yıllardır toplantılar yapılıyor, platformlar kuruluyor, açıklamalar geliyor.
Ama Gediz temizlenmiyor, aksine her geçen gün daha da kirleniyor. Artık otel salonlarında yapılan toplantılar değil, gerçek adımlar gerekiyor. Çarpık yapılaşmaya dur denmeli. Sanayi tek bir bölgeye yığılmamalı. Tüm sanayi tesislerine ve yerleşim alanlarına etkin arıtma sistemleri zorunlu hale getirilmeli.
Ve en önemlisi; bu denetim sürecine halk da dahil edilmeli. Benim tek isteğim, gelecek nesillere korkmadan bakabilecekleri, içinde balıkların yüzdüğü berrak bir Gediz bırakabilmek" diye söyledi.