MANİSA

Milletvekilleri ve İl Başkanından Başkan Dönmez’e ziyaret!

Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez'in geçtiğimiz günlerde yaptığı "halka hizmet odaklı" birlik çağrısınına CHP heyetinden destek geldi.

Abone Ol

Başkan Dönmez, kendi partisi olan CHP’nin meclis üyelerine de sert eleştiriler yöneltmişti, görevden uzaklaştırıldığı dönemde dışlandığını, basit ihtiyaçların bile engellendiğini ifade eden Dönmez, "Muhalefet geçmiş olsun ziyaretine gelirken, kendi partimin üyeleri beni dışladı. Seçim başarısını kendilerine mal etmeye çalışıyorlar ancak o başarı gece gündüz demeden 53 mahalleyi gezen, 17 kilo veren bu başkanın ve ona inanan halkındır" diye söylemişti.

"Kendi partimin üyeleri beni dışladı"

CHP’nin önde gelen isimleri, Başkan Dönmez'i ziyaret etti. İlçedeki hizmet sürecini daha koordineli yürütmek ve parti disiplini kapsamında kucaklayıcı bir çalışma ortamı oluşturmak hedefiyle gerçekleşen ziyarete başta: CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Aydın Milletvekili ve Yerel Yönetimler Komisyon Üyesi Evrim Karakoz, Manisa Milletvekilleri Bekir Başevirgen ve Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu katılım sağladı.

Ziyaret çerçevesinde gerçekleştirilen temaslarda, Kula’ya yönelik projeler ve halka daha etkin hizmet sunulması noktasında fikir alışverişinde bulunuldu. Heyetin ziyaretini "birleştirici bir güç" olarak değerlendiren Başkan Dönmez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı:

"Kulada halka hizmete odaklanmak üzere yapmış olduğum çağrıya sessiz kalmayıp partinin kucaklayıcı birlikteliğini ve disiplinini belirtmek üzere Kulamıza gelen Manisa İl başkanımız sayın ilksen özalper,Manisa milletvekillerimiz Sayın Bekir Başevirgen,Ahmet vehbi bakırlıoğlu ile Aydın milletvekili ve Yerel yönetimler komisyon üyesi sayın Evrim Karakoz a partimizin kimliği ve disiplini adına birleştirici güçlerini alana yansıtmak adına Kula ilçesine mercek tutarak gerekli temaslarda bulunmaları ve benimle Halka hizmet konusunda daha iyi koordine olmak amacıyla bilgi alışverilinde bulunarak sürece olumlu katkı yaptıkları için Kula halkı adına kendilerine teşekkür eder saygılarımı sunarım."

Olayın geçmişi!

Başkan Hikmet Dönmez, sosyal medya üzerinden geçtiğimiz günlerde açıklamalar yapmış olup, şu sözlerle duygularını dışa yansıtmıştı:

"Burada sadece belediyemizin projelerini anlatmak için değil, aynı zamanda ilçelerimizi geleceğine rehin almaya çalışan bir anlayışa karşı hakikatleri paylaşmak için huzurunuzdayım. Bizler bu makamlara şahsı hırslarımızı tatmin etmek ya da küçük hesaplar peşinde koşmak için değil, Kula'nın her bir sokağına, her bir halesine, her bir bireyine hizmet götürmek için seçildik.

"Bizim tek pusulamız vardır, o da milletin ta kendisi ve milletin rızasıdır"

Ancak üzülerek ifade ediyorum ki aynı çatı altında siyaset yaptığımız, Kula'ya hizmet sözü vererek yola çıktığımız bazı meclis üyeleri, şahsı çıkar çatışmaları ve siyasi ikballerini Kula'nın menfaatlerinin önüne koymuş durumdadırlar. Grup toplantılarına katılmayarak sorumluluktan kaçanlar, meclis salonunda halkın hayırına olan her karara hayır diyerek engel olmaya çalışanlar bilsinler ki bizim tek pusulamız vardır, o da milletin ta kendisi ve milletin rızasıdır.

"Bizim davamız halkın davasıdır"

Kişisel küskünlükler veya koltuk hesapları nedeniyle kulağın kaybedecek bir dakikası bile yoktur. Bizim davamız halkın davasıdır. Birileri ben dediği için Kula biz demekten asla vazgeçmeyecektir. Engellemeler rağmen boş bırakılan koltukları ve siyasi ayak oyunları rağmen biz yolumuzdan asla dönmeyeceğiz.

Şimdi Kula'nın geleceği için hazırladığımız ancak anlamsız bir şekilde meclisten geçmeyen maddeleri tek tek sizlerle paylaşmak istiyorum. Takdir her zaman Asıl karar verici olan siz Kula Halkı'nındır. Meclisime getirdiğimiz Gökçören mahallesindeki Pomza Ocağı Fabrikası'nda kurulacak olan Pomza Yanmaz ve tek tescilli olan bir belgeyle gelen iş adamınla toplamda Gökçören'de yüz yetmiş merkezimizde akar tekstil diye tabir eden arkada tekstil firmalarının olduğu yerde beş yüz kişilik plastik fabrikada toplam altı yüz yetmiş kişilik istihdamı anlamsız bir şekilde meclisimiz iki ay üst üste reddederek iş adamının kaçmasını vesile olmuştur.

Halk Ekmek ve Aşevi. Bilindiği üzere Halk Ekmek üç dört yıldan beri hizmet vermektedir ve halkın yararını olan bir yerdir. Ancak bu sefer iki bin kişilik Aşevi açmak istediğimizde bu aynı zamanda Demirci, Serendi ve Kula Kent Lokantası'na hizmet sağlayacak aynı zamanda jeotermal Seramız'a çalışanlarına Aş pişirecek en önemlisi garip kurabanın evlerine aş götürdüğümüz yer olacak.

Halk ekmek ticari değil midir?

Ayrıca Allah göstermesin bir afat durumunda yangın, zelzele durumunda buradan ücretsiz olarak tüm halkımıza ve vatandaşlara ve görevlilere yemek sağlayacaktık. Ancak ne tuhaftır ki geçen mecliste bu maddeyi meclise getirdiğimizde Hem AK Parti hem MHP hem CHP bütün meclis üyeleriyle beraber sadece Kubilay Çetin Bozer ve Yusuf Üzel hariç olmak üzere hepsi mevcut olan yerin hizmet alanı olduğunu, ticaret yapılamayacağını belirtip mecliste kanunu geçirmemişlerdir.

Sizlere soruyorum. Halk ekmek ticari değil midir? Biz halk ekmek ticari olmadığını biliyoruz ama oradaki bir maddeyi düzeltmek için Beşi bir yerde şirketin yönetim kurulunu toplamak istedik. Ancak beşi bir yerde şirketin yönetim kurulunu toplamamıza izin vermediler. Olağanüstü toplanmak zorundaydık. Biz ne Aşevinde ne Halk Ekmek'te kullandığımız sürece ticaret yapma gibi niyetimiz yok ve ticaret hiç yapmadık. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi ilçe başkanı der ki ticaret yapılamaz Sayın Başkanım.

Onun için ilk önce Milli Emlak'tan görüş sormanız lazım. Biz bu maddeyi onun için geçirmiyoruz der. Peki Sayın Halkım sorarım. Biz ne zaman ticaret yaptık burada? Asla hiç yapmadık. Bu işlemi ve halkı ikna açanlardan Allah razı olsun ancak tamamen ben ne dedim seçimlerde sizlere? Ben siyasi olarak geçmiş başkanların hiçbirini tırnağa etmem.

Ancak bütün başkanları toplasanız da hiçbiri benim devlet terbiyesi tarafından tırnağım etmez dedim. Bu halk ekmeği açılırken burada ticari faaliyet olup olmayacağını sormayan AK Parti ve MHP üyeleri bizimkiler de cahillikten ve düşmanlıklarından koltuk sevdalılarından ötürü topu bir itiraz etmişlerdir. Halk ekmekte ticaret olmuştur. Nasıl olduğunu ben size söyleyeyim.

Madem bu ticarete aykırı hizmet alanı kullanamaz, niçin zamanında un alıp un sattınız da ticaret soktunuz bu yere? Niçin zamanında un alıp un satarken on yıldır, yirmi yıldır hizmetteler ama üç dört senedir süren halk ekmeği de niçin ticarethane gibi kullandınız ve un satış yaptınız. O zaman Milliyetçi Hareket Partisi AK Parti olarak veyahut da geçmişteki İYİ Parti ve CHP olarak hiçbirinizin aklına gelmedi mi burada? Niçin ticaret yapılıyor? Niçin burada hizmet alanında ticaret yapılıyor?

"Başkasına biat edersem namerdim"

Kula jeotermal bakımından çok zengin bir yerde. Burada jeotermal seramız da var. Bu seramız zamanında beşi bir yerde şirketimize kiralanmış. Ancak bunun meclisten bütün Türkiye'deki jeotermal alanlarındaki olduğu gibi bizim de meclisten su parasının belirlenmesi ve bunun üzerinden vergisinin ödenmesi gerekir. Biz bu su parasını belirledik. Ben devletçiyim. Ben devleti biat ederim. Yukarıda hak, aşağıda halk, başkasına biat edersem namerdim.

"En büyük muhakeme vicdandır"

Sağ olsun eski dönem yönetim teminatı da yemiş, 25 milyon da borçla beraber 31 milyon TL'yi yine arsa satarak ödedik. Uzun lafın kıssası, bunları biz mecbur ödemek zorundaydık çünkü devlette devamlık esastır. Eski başkan ve başkanlarımız yapmış oldu ve hangi yere atar satmış, atmış olduğu imzaların hepsi biz kefiliyiz, hepsini devam ettirmek zorundayız. Ancak sizlerden bir tek şey istiyoruz, o da adalet. O da adalet, o da adalet. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz.

Onun için gerçekten bu konuşmaları yaptıktan sonra hepinizi vicdanlarınızla baş başa bırakacağım. Çünkü en büyük muhakeme vicdandır. Ama bu siyasi mıhraklar, ama bu benim meclis üyelerim bana hak etmiyor. Bunlar hayatlarında hayallerinde göremeyeceği şeylere kavuştular. Bunları lütfen prim vermeyin.

Lütfen benim konuşmamdan da hararetli konuşma diye bunu bir sürü manyak bu başkan diye demesinler. Muhtarken deli diyorlardı. Şimdi de deli desinler. Deliyim, uluyum. Ancak sizin çocuğunu burada ben olduğum sürece adaletsizlik, nametlik olmayacak. Söz veriyorum. "