MANİSA

Salihli'nin kahraman çobanı: Tam 63 senedir karanlığa meydan okuyor!

Manisalı Doktor Fahrettin Er, Salihli ilçesinde yaşayan 83 yaşındaki Rayif Kurt'u ziyaret derek, hayat hikayesini dile getirdi.

Abone Ol

Manisa'nın Salihli ilçesinde bir kenar mahallesinde yaşayan Rayif Kurt, azmi ve hayata tutunuş hikayesiyle duyanları adeta şaşırtıyor. Hem gönüllere hem de hayata karşı mücadelesi ile adından söz ettiren Kurt "imkansız" kelimesini adeta lugatından siliyor.

"Elektrik gözü olanlar için gerekli, benim ışığım kendi gönlümden geliyor"

20 yaşında gözlerini kaybeden ve aslında Bulgaristan göçmeni olan Kurt, 63 yıldır süren karanlık dünyasını yaşam enerjisiyle aydınlatıyor. Genç yaşta görme yetisini yitirmesine rağmen hayata küsmeyen Kurt, yıllarca dağlarda, uçurumların kenarında tam 40 keçiye çobanlık yaptı. Keçilerinin her birine isim veren, onları kendi elleriyle sağıp ve besleyen Rayif Kurt, beş kez uçurumdan düşmesine rağmen yılmadı.

Manisalı Doktor Fahrettin er ise ziyarette konuyla alakalı olarak şu sözleri dile getirdi:

"Bugün Salihli'nin bir kenar mahallesinde yanımda 83 yaşındaki Rayif Kurt amca var. Rayif amcayı niye ziyaret ettik biliyor musunuz? Rayif amca 63 yıldır gözleri görmediği halde hayattan kopmamış, hiç dilenmemiş, dağlarda keçi gütmüş, Bir keçi değil, kırk kadar keçisi olmuş. Bunlara isim vermiş, dağlarda uçurumların kenarında keçi gütmüş, onların sütünü sağmış, onları içmiş, yemiş, hayatta kalmış.

Benim gözlerim kör deyip hayattan kopmamış. Özellikle gençlere burada büyük dersler var. Hatta gençlere değil, ileri yaştakilere bile ders var. Çünkü hayat kopulacak bir şey değil arkadaşlar. Hayat tutunacak ve emilecek bir şey. Raif amca tam bunu yapmış. 20 yaşında gözlerini kaybetmiş bir Bulgaristan göçmeni.

"En küçük zorlukta pes eden genç nesil için adeta bir ders niteliğinde"

Gencecik yaşında gözlerini kaybediyor, hayata küsmüyor. Tam tersine hayatın içine hem de en zorluca giriyor. Dağlarda uçurumların kenarında keçi güderken beş kere uçurumdan düşüyor ama ölmüyor. Ona rağmen vazgeçmiyor, bıkmıyor ve dağda var olan bir tarlasını eliyle çapalayarak, taşlarını düzelterek orasını ekilir, biçilir hale getiriyor.

Yukarıda bir kulübesi var, elektrik yok. Çünkü elektriğe ihtiyacı yok. Onun elektriği, ışığı kendinden, kalbinden, gönlünden ışığı olan bir insan. Elektrik gözleri olanlar için gerekli, Raif amca için gerekli değil ki. Onun Ama ışıkların içinde olan bazıları için dünya zindan olabiliyor. Raif amcadan alacak çok ders var. Gerçekten de Raif amca senden Allah razı olsun. Gençlere büyük ders veriyor. Bu halinle, 83 yaşındaki haliyle hasta yatağında bizi kabul etti. Kendisine teşekkür ediyoruz, minnet duyuyoruz.

Sağlık ve daha önünde uzun ömürler olsun diyoruz. Rayif amcanın hikayesi, özellikle en küçük zorlukta pes eden genç nesil için adeta bir ders niteliğinde. Dünyası tek renk olsa da iç dünyası pırıl pırıl olan bu "koca çınar", hayatın sadece bakılarak değil, hissedilerek ve emek verilerek yaşanacağını kanıtlıyor."