Toplantıda konuşan TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, özellikle ihracatta ciddi sorunlara yol açan pestisit kalıntılarının sektörün önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirterek, kalıntıyla mücadelenin yalnızca üreticinin sorumluluğuna bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Şen, biyoteknik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması için güçlü teşvik mekanizmalarının oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, "Bu sorun ancak devlet, tarımsal kuruluşlar ve üreticilerin ortak hareket etmesiyle çözülebilir" dedi.
'Yüksek rekolte fiyatları düşürmemeli'
Bu sezon bağlarda yüksek rekolte beklendiğini ifade eden Şen, üreticinin mağdur olmaması için Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
TMO'nun hasat öncesinde maliyetleri karşılayacak seviyede bir taban fiyat açıklamasının piyasaya güven vereceğini belirten Şen, kurumun alım politikalarıyla piyasada düzenleyici bir görev üstlenmesinin önemine işaret etti.
TARİŞ olarak üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini kaydeden Şen, TMO'nun piyasadaki varlığının hem üretici hem de sektör açısından önemli bir güvence oluşturacağını dile getirdi.
Dünya pazarlarında rekabet artıyor
Dünya kuru üzüm ticaretinde rekabet koşullarının her geçen gün zorlaştığını belirten Şen, geleneksel ihracat pazarlarında yaşanan daralma ve yükselen lojistik maliyetlerin sektörü baskıladığını söyledi.
Türk üzümünün uluslararası pazardaki konumunu koruyabilmesi için kalıntısız ve standart kalitede üretimin önemine vurgu yapan Şen, Uzak Doğu başta olmak üzere yeni pazarlara yönelik devlet destekli ticari diplomasi çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade etti.
'İç tüketimi artırmak zorundayız'
Türkiye'nin kuru üzüm üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmasına rağmen iç tüketimin istenilen seviyelerde olmadığını belirten Şen, kişi başına yıllık kuru üzüm tüketiminin Türkiye'de 250-300 gram seviyesinde kaldığını söyledi.
Bu rakamın dünya ortalamasının oldukça altında olduğuna dikkat çeken Şen, okullarda kuru üzüm dağıtımı, ulaşım sektöründe ikram ürünleri arasında yer alması ve sosyal yardım paketlerinde daha fazla kullanılması gibi projelerin yeniden gündeme alınması gerektiğini dile getirdi.
Ürün geliştirme ve Ar-Ge çalışmalarının sürdüğünü de belirten Şen, Türk üzümünün hem iç piyasada hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için kamu desteğinin önemine vurgu yaptı.
Manisa'da gerçekleştirilen toplantılarda ortaya konulan değerlendirmeler, yeni sezonda üzüm sektörünün öncelikli gündeminin kalıntısız üretim, sürdürülebilir ihracat ve üreticiyi koruyacak piyasa politikaları olacağını bir kez daha ortaya koydu.