KIRKAĞAÇ

Ziraat Odası’ndan Sert Tepki: "Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz!"

Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, salatalık alımlarında firmaların uyguladığı keyfi kalite sınıflandırmasına sert tepki göstererek, birinci sınıf ürünleri haksız yere ikinci sınıf gösteren sisteme karşı yetkilileri acil göreve çağırdı.

Abone Ol

Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde salatalık üreticileri, ürün alımında uygulanan kalite sınıflandırmaları ve elek ölçüleri nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, firmaların keyfi uygulamaları sonucu 1. sınıf ürünlerin 2. sınıf gösterilerek fiyatların düşürüldüğünü belirtti.

50 TL'lik Ürün 22 TL'ye Düşürülüyor

Üreticilerin büyük emek ve maliyetle yetiştirdiği ürünlerin düşük fiyatlandırmaya tabi tutulduğunu vurgulayan Emin Özarı, şu ifadeleri kullandı:

"Özellikle ürünlerin kalite sınıflandırılmasında kullanılan elek ölçüleri keyfi şekilde uygulandığında, birinci sınıf olması gereken salatalıklar ikinci sınıf olarak değerlendiriliyor. Bu da kilogramı 50 TL olması gereken ürünü 22 TL gibi fiyatlara düşürüyor. Çiftçimizin alın teri hiçbir firmanın insafına bırakılamaz."

Ziraat Odası’ndan İlgili Kurumlara 5 Maddelik Çağrı

Piyasadaki denetimsizliğe dikkat çeken Özarı, şeffaf, objektif ve denetlenebilir kriterlerin acilen zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirterek taleplerini 5 maddede sıraladı:

  1. Denetim Artırılmalı: Salatalık alımlarındaki kalite sınıflandırmaları sıkı bir şekilde denetlenmeli.
  2. Standart Kriterler Getirilmeli: Elek ve kalite kriterleri standart hale getirilerek keyfi uygulamalara son verilmeli.
  3. Etkili Mekanizmalar Kurulmalı: Üreticilerin haklarını koruyacak bağımsız ve etkili denetim mekanizmaları oluşturulmalı.
  4. Yasal Tedbirler Alınmalı: Çiftçilerin emeğinin karşılığını alabilmesi için gerekli idari ve yasal adımlar ivedilikle atılmalı.
  5. Garantörlük Sistemi Getirilmeli: Sözleşmeli tarım uygulamaları güçlendirilmeli; tüm sözleşmeler yazılı hale getirilerek Ziraat Odaları ve İlçe Tarım Müdürlükleri garantör kurum olarak yer almalı.

"Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz"

Sözleşmeli tarımda şeffaflık sağlandığı takdirde ihtilafların önüne geçileceğini ifade eden Özarı, üreticinin yalnız olmadığını belirterek şu ifadelere yer verdi;

"Biz çiftçiler olarak kimseden sadaka istemiyoruz, hakkımız olmayan hiçbir şeyi de talep etmiyoruz. Tek isteğimiz verilen sözlerin tutulması ve alın terimizin karşılığının eksiksiz ödenmesidir. Üretici kazanamazsa üretim devam etmez; üretimin olmadığı yerde gıda güvenliği ve ekonomik istikrar da olmaz. Biz, çiftçimizin emeğinin ve hakkının sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz."