GÜNDEM

CHP'li Başevirgen'den tarımsal girdi tepkisi!

CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini değerlendirerek, üreticinin üzerindeki maliyet baskısının resmi rakamların çok üzerinde olduğunu savundu.

Abone Ol

TÜİK verilerine göre yıllık maliyet artışının yüzde 31,55 olarak açıklandığını hatırlatan Başevirgen, sahadaki reel maliyet artışının yüzde 50-60 bandında olduğunu belirtti. Başevirgen, iktidarı gıda güvenliğini sağlamak adına acil önlem almaya çağırdı.

"Savaşın etkileri henüz tam yansımadı"

TÜİK'in 20 Nisan tarihli raporunda Şubat ayı itibarıyla yıllık yüzde 31,55, aylık ise yüzde 3,10 oranında artış yaşandığını ifade eden Başevirgen, mevcut istatistiklerin mazot fiyatlarındaki son dalgalanmaları henüz içermediğini vurguladı.

Başevirgen, "Savaşın mazot fiyatları üzerindeki etkileri henüz verilere yansımadı. Bu yansımalarla birlikte TÜİK'e göre bile çok daha vahim bir tablo ile karşı karşıya kalacağız. İktidar, çiftçiyi içinde bulunduğu bu ekonomik darboğazdan çıkarmak ve gıda güvenliğimizi sağlamakla yükümlüdür." dedi.

Maliyet artışında ilk sırada veterinerlik harcamaları

Üreticinin üzerindeki mali yükü kalemlere göre sıralayan Başevirgen, geçen yıla oranla en yüksek artışın yüzde 41,37 ile veterinerlik harcamalarında yaşandığını belirtti.

Diğer kalemlerdeki artış oranları ise şu şekilde;

  • Veterinerlik harcamaları: %41,37
  • Yem: %37,70
  • Gübre: %36,89
  • Tohum: %34,58

Gıda arzının bir "milli güvenlik meselesi" olduğuna dikkat çeken Başevirgen, "Üretimden kopan ve gıdada dışa bağımlı hale gelen ülkeler fakirleşmeye mahkumdur. İktidar, göz göre göre bu bağımlılığa zemin hazırlıyor" değerlendirmesinde bulundu.

"Kırsalda gençler geleceğini tarımda görmüyor"

Çiftçilerin banka ve finans kuruluşlarına olan borç yükünün 1 trilyon 400 milyar liraya ulaştığını bildiren Başevirgen, üreticinin borcu borçla kapatmaya çalıştığı bir kısır döngü içerisinde olduğunu ifade etti.

Bu tablonun genç nüfusu tarımdan uzaklaştırdığını savunan Başevirgen, "Kırsalda yaşayan gençler, geleceğini tarımda görmediği için şehirlere göç ediyor. Türkiye'de çiftçi üretiyor ancak kazanamıyor. İktidar, çiftçiyi üretime teşvik etmez ve gerekli destekleri sağlamazsa; vatandaşımız ete hasret kaldığı gibi, temel sebze ve meyveye de ulaşmakta güçlük çekecektir" ifadesini kullandı.