Av. Sevgi Başak Yeşil, hukukun etkin işlemesi, toplumsal sorunlara duyarlılık ve savunma mesleğinin korunması konularını ön plana çıkardı.
Kritik Davaların Yakın Takipçisiyiz
Baro olarak kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere birçok önemli dosyayı takip ettiklerini belirten Yeşil, Kartalkaya ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin davalarda 30 Nisan’da ara karar beklendiğini hatırlattı.
Avukat Mehmet Pehlivan’ın yalnızca mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklu bulunmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yeşil, Can Atalay’ın Soma davasındaki rolüne dikkat çekerek, hayatını konu alan belgeselin 12 Mayıs’ta izleyiciyle buluşacağını söyledi.
Hukuk Gecikmemeli
Yıllardır sonuçlanmayan Gülistan Doku dosyasına değinen Yeşil, sürecin “kaotik hale getirildiğini” belirterek hukukun hızlı ve etkin işlemesi gerektiğini vurguladı. Urfa ve Maraş’ta yaşanan okul saldırılarına da dikkat çeken Yeşil, çocuklara yönelik şiddetin ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini ifade etti. Bu kapsamda 7 Mayıs’ta Manisa’da halka açık bir sempozyum düzenleneceğini açıkladı.
Türkiye’deki avukat sayısına ilişkin tartışmalara değinen Yeşil, “Sorun avukat sayısının fazlalığı değil, nitelikli hukukçu yetiştirilmesi ve vatandaşın avukata erişimidir” dedi. Adalet Bakanı’nın yapay zekâ ile avukatsız dava açılabileceğine yönelik açıklamasına da tepki gösteren Yeşil, “Savunma makamı insan unsuruna dayanır. Avukatsız bir yargı sistemi düşünülemez ve kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Ekonomik durumu yetersiz vatandaşlar için adli yardım hizmetlerinin sürdüğünü belirten Yeşil, devletin “hukuki korunma sigortası” sistemini hayata geçirmesi gerektiğini söyledi. Bu uygulamanın hem adalete erişimi kolaylaştıracağını hem de avukatlık ücretlerine ilişkin yanlış algıları düzelteceğini ifade etti.