Üreticilerin ürünlerini “yaş” ya da “kuru” olarak değerlendirme kararını hasat dönemine bırakmaması gerektiğini vurgulayan Şen, “Sezon başında yapılan doğru planlama, gereksiz maliyetleri ortadan kaldırır ve emeğin karşılığını tam olarak almayı sağlar” dedi.
Küresel pazardaki rekabet koşullarına da dikkat çeken Şen, tüketici beklentilerinin doğru analiz edilmesinin önemine işaret etti. Özellikle orta boy taneli üzümlere olan talebin arttığını belirten Şen, “Artık sadece yüksek verim yeterli değil. Standartlara uygun, pazarın istediği ürünleri yetiştirmek kazancı doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.
Sektörün en önemli sorunlarından biri olan pestisit kalıntısına da değinen Şen, güvenilir gıda üretiminin zorunluluk haline geldiğini söyledi. Şen, “İhracatta sorun yaşamamak ve toprağın verimliliğini korumak için planlı ve programlı üretim şart” diye konuştu.
Tüm paydaşlara çağrıda bulunan Şen, planlı üretim anlayışının yaygınlaşmasıyla hem üreticinin gelirinin artacağını hem de Türk üzümünün uluslararası pazardaki gücünü koruyacağını sözlerine ekledi.