SAĞLIK

Uzmanından uyarı! Hızlı kilo verme uğruna yapılan hatalara dikkat

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Diyetisyeni Hale Aslantaş, sağlıklı kilo vermek isteyen vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Popüler diyetler ve sosyal medyada "mucize" olarak sunulan beslenme yöntemlerinin uzun vadede başarı sağlamadığını belirten Aslantaş, kalıcı kilo kontrolünün dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uykuyla mümkün olduğunu söyledi.

Abone Ol

Son dönemde hızla yayılan tek tip beslenme programları ile aç kalarak kilo vermeye çalışmanın metabolizmayı olumsuz etkilediğini ifade eden Aslantaş, "Vücudumuz bir matematik formülü değil, hayatta kalmaya programlanmış biyolojik bir sistemdir. Hızlı kilo verme uğruna yapılan yanlışlar, geçici sonuçlar sağlasa da uzun vadede sağlığı ve metabolizmayı olumsuz etkiler." dedi.

Düzenli öğün ve protein tüketimi öne çıkıyor

Sağlıklı kilo verme sürecinde öğün düzeninin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Hale Aslantaş, kahvaltının atlanmasının ve günün yalnızca kahveyle geçirilmesinin akşam saatlerinde aşırı yemek tüketimine neden olabileceğini belirtti.

Kilo verirken amaçlananın kas kaybı değil yağ yakımı olması gerektiğini vurgulayan Aslantaş, yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kuru baklagiller gibi protein kaynaklarının hem kas kütlesini koruduğunu hem de uzun süre tokluk hissi sağladığını söyledi.

Sebze tüketimi ve su ihmal edilmemeli

Sebze ağırlıklı beslenmenin kilo kontrolünde önemli rol oynadığını ifade eden Aslantaş, zeytinyağlı sebze yemekleri ile mevsim salatalarının yüksek lif içerikleri sayesinde sindirimi yavaşlatarak tokluk süresini uzattığını belirtti.

Yeterli su tüketiminin de kilo verme sürecini desteklediğini kaydeden Aslantaş, "Susuzluğu açlıkla karıştırmayın" uyarısında bulunarak, gün içerisinde yeterli miktarda su içmenin gereksiz atıştırmaların önüne geçtiğini söyledi.

Günlük hareket ve kaliteli uyku şart

Kilo kontrolünün yalnızca beslenmeyle sınırlı olmadığını belirten Aslantaş, asansör yerine merdiven kullanılması, kısa mesafelerde yürüyüş tercih edilmesi ve düzenli akşam yürüyüşlerinin hem enerji harcamasını artırdığını hem de stres seviyesini düşürdüğünü dile getirdi.

Yetersiz uykunun kilo kontrolünü zorlaştırdığına dikkat çeken Aslantaş, yetişkinlerin her gece 7 ila 9 saat kaliteli uyku uyuması gerektiğini belirterek, yatmadan önce ağır yemeklerden, kafeinden ve telefon ekranlarından uzak durulmasını önerdi.

Tatlı krizlerinde "20 dakika kuralı"

Ani gelişen tatlı isteğinin çoğu zaman duygusal açlıktan kaynaklandığını söyleyen Aslantaş, vatandaşlara mutfağa gitmeden önce "Gerçekten aç mıyım, yoksa sadece sıkıldım mı?" sorusunu kendilerine yöneltmelerini tavsiye etti.

Tatlı krizlerinde 20 dakika beklemenin, kısa bir yürüyüş yapmanın, nefes egzersizleri uygulamanın ya da bir arkadaşla sohbet etmenin tatlı isteğini azaltabileceğini belirten Aslantaş, evde paketli tatlılar yerine sağlıklı atıştırmalıklar bulundurulmasının da faydalı olacağını ifade etti.

"Ekmek tamamen kesilmemeli"

Toplumda en yaygın yanlış inanışlardan birinin ekmeğin tamamen bırakılması olduğunu belirten Aslantaş, "Ekmek tamamen kesilmemeli" diyerek, ekmeğin temel enerji kaynaklarından biri olduğunu söyledi.

Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar, siyez veya tam tahıllı ekmeklerin tercih edilmesini öneren Aslantaş, kilo verme döneminde öğün başına 1-2 ince dilim esmer ekmeğin dengeli beslenme programında yer alabileceğini ifade etti.

"Zayıflama iğneleri tek başına çözüm değil"

Son dönemde yaygınlaşan GLP-1 grubu zayıflama ilaçlarına da değinen Hale Aslantaş, bu ilaçların obezite tedavisinde önemli bir bilimsel gelişme olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi.

İlaç kullanımı sırasında yeterli protein alınmaması ve egzersiz yapılmaması halinde kas kaybı yaşanabileceğini belirten Aslantaş, bulantı, kusma, kabızlık ve safra taşı gibi yan etkilerin de görülebileceğine dikkat çekti.

Sağlıklı yaşamın temelinin dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Mucize olarak adlandırılan diyetler gelip geçer, ancak sağlıklı yaşamın temel kuralları hiçbir zaman değişmez." dedi.