MANİSA

Ali Mazman'dan dikkat çeken çıkış: 'Ürün çeşitliliğini artırmamız lazım'

Manisalı iş insanı ve Manisa Basket'in eski başkanı Ali Mazman, Hüsamettin Edebali'nin “Edebali'nin Seyir Defteri” programında Manisa tarımına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Tarım sektöründeki faaliyetlerini anlatan Mazman, Manisa'nın özellikle üzümde güçlü bir üretim merkezi olduğunu belirtirken, kentin tarımsal geleceği için ürün çeşitliliğinin artırılması ve seracılığın geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Abone Ol

Manisalı gazeteci Hüsamettin Edebali'nin Youtube kanalında yayınlanan “Edebali'nin Seyir Defteri” programına konuk olan iş insanı Ali Mazman, ticari hayatından Manisa Basket'teki başkanlık dönemine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın dikkat çeken bölümlerinden biri ise Mazman'ın Manisa tarımı ve tarımsal üretimin geleceğine ilişkin açıklamaları oldu.

Tarım sektörünün içerisinde faaliyet gösteren şirketlerinin bulunduğunu belirten Mazman, kendi iş modellerinde tarımsal üretimin önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Tarım tarafında sanayi ve makineleşme faaliyetlerinin yanı sıra, ziraat mühendislerinden saha işçilerine kadar farklı alanlarda hizmet verdiklerini belirten Mazman, dönemsel tarım iş gücünün organizasyonuna da dikkat çekti.

Mazman, tarım sektöründeki faaliyetlerinin yalnızca işçi teminiyle sınırlı olmadığını belirterek, ziraat mühendisliği, saha personeli, araç, su, mobil tuvalet ve benzeri ihtiyaçların da tarımsal operasyonların bir parçası olduğunu anlattı.

“Manisa'nın tarımı kötü değil ama tek ürüne bağlı kalmamalıyız”

Manisa'nın tarımsal potansiyeline dikkat çeken Mazman, kentin mevcut üretim gücünün önemli olduğunu ancak ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini söyledi.

Manisa'da üretimin bazı bölgelerde ağırlıklı olarak tek ürüne dayandığını ifade eden Mazman, üzüm ve zeytin üzerinden örnek vererek, üreticinin farklı ürün alternatiflerine yönelmesinin önemine işaret etti.

Mazman'a göre Manisa'nın en önemli tarımsal değerlerinden biri ise üzüm.

Manisa denildiğinde akla gelen sembol ürünlerden biri olan üzümün kent açısından büyük önem taşıdığını belirten Mazman, ancak üretimin yalnızca üzüm ekseninde şekillenmesinin fiyat ve arz-talep açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

“Hasat bol olduğunda fiyat düşüyor, hasat az olduğunda fiyat yükseliyor” değerlendirmesinde bulunan Mazman, bu nedenle üretimde çeşitliliğin artırılmasının önemine vurgu yaptı.

Alaşehir için seracılık önerisi

Programda Manisa'nın seracılık potansiyeline de değinen Mazman, kentin bu alanda Antalya'nın gerisinde olduğunu söyledi. Antalya'nın fidecilik ve seracılık konusunda önemli bir noktaya geldiğini belirten Mazman, benzer uygulamaların Anadolu'nun farklı bölgelerine yayılabileceğini ifade etti.

Özellikle Alaşehir'deki jeotermal kaynaklara dikkat çeken Mazman, bölgede jeotermal enerjinin seracılıkta değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Mazman, Alaşehir'de jeotermal kaynak bulunmasına rağmen yeterli seracılık faaliyetinin görülmemesini de dikkat çekici buldu.

Mazman'ın değerlendirmesine göre seracılığın geliştirilmesi, Manisa'da tarımsal üretimin yalnızca belirli dönemlere sıkışmasının da önüne geçebilir.

“İncir Manisa için önemli bir alternatif olabilir”

Ürün çeşitliliği konusunda incir ve kirazı da gündeme getiren Mazman, özellikle incirin Manisa açısından değerlendirilebilecek ürünlerden biri olduğunu söyledi.

İncirin hastalık ve bakım açısından bazı ürünlere göre daha avantajlı olduğunu belirten Mazman, ürünün yalnızca taze olarak değil, kurutularak veya pekmez yapılarak da değerlendirilebilmesinin önemli bir katma değer oluşturduğunu ifade etti.

Kirazın ise Manisa açısından önemli bir avantaj taşıdığını belirten Mazman, erken hasat döneminin üretici açısından fiyat avantajı sağlayabildiğini ancak don, dolu ve yağış gibi hava olaylarının ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi.

Bu nedenle özellikle kiraz gibi erken dönemde yetişen ürünlerde koruyucu yatırımların artırılması gerektiğini belirten Mazman, devlet desteklerinin de bu yönde şekillenmesinin üreticiyi rahatlatabileceğini söyledi.

“Manisa tarımı planlı üretimle daha güçlü hale gelebilir”

Mazman'ın açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise tarımsal planlama oldu.

Bölgesel üretimin önemine dikkat çeken Mazman, herkesin aynı ürüne yöneldiği dönemlerde üretim fazlasının fiyatları aşağı çekebileceğini, bunun da üreticiyi zor durumda bırakabileceğini ifade etti.

Manisa'nın bereketli toprakları sayesinde farklı ürünlerin yetiştirilebildiğine dikkat çeken Mazman, aynı araziden farklı dönemlerde farklı ürünler alınabileceğini belirterek, üretimin bölgenin su kaynakları ve iklim koşulları dikkate alınarak planlanması gerektiğini savundu.

Mazman ayrıca Türkiye'de tarımın kamuoyunda zaman zaman “bitmiş” gibi değerlendirilmesini doğru bulmadığını belirterek, Türkiye'nin üretim kapasitesinin güçlü olduğunu ancak planlama, ürün çeşitliliği ve bölgesel üretim konusunda daha sistemli hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Manisa'ya borcum var”

Manisa ile kurduğu bağı da anlatan Mazman, kente yönelik özel bir aidiyet geliştirdiğini ifade etti. Manisa'da evlendiğini, çocuk sahibi olduğunu ve kendi şirketlerini burada kurduğunu belirten Mazman, kentin kendisi için önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Tarım, sanayi ve istihdam alanlarının birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerektiğine işaret eden Mazman'ın açıklamaları, Manisa'nın sahip olduğu tarımsal potansiyelin yalnızca mevcut ürünleri korumakla değil, ürün çeşitliliği, seracılık, katma değerli üretim ve planlı tarım anlayışıyla daha ileri taşınabileceği mesajını ortaya koydu.