Günümüzde pek çok kişi ilişkilerinde problem yaşıyor. Kimisi partneriyle kimisi çocuğuyla kimisi iş yerindeki yöneticisiyle. Sık karşılaştığım söylemlerden bazıları karşısındaki kişinin ona istediği şekilde ilgi göstermiyor oluşu, bencil buluyor oluşu veya çocuğunun kendisine iyi davranmıyor oluşu. Bir nevi kişiyi zorlayan deneyimler ilişki kurduğu kişiden beklentisinin olması ve isteklerinin karşılanmıyor oluşu diyebiliriz. işte ayrıntılar...
Aşırı Fedakarlık Hayal Kırıklığına Sebep Oluyor
Psikolojik Danışman Ekrem Çağrı Öztürk konu hakkında açıklamalarda bulundu.
Anne-çocuk ilişkisine bakarsak, bazı anneler çocuklarının onları dinlemediğini, sürekli itiraz ettiğini veya kızdığını söylüyor. Hayatlarına daha yakından baktığımızda, ortak bazı davranışlar görüyoruz. Çoğu çocuklarının fiziksel, duygusal ve akademik ihtiyaçlarıyla daha ilgililer. Ayrıca kendilerine pek zaman ayırmayan ve genelde yorgun olan kişiler. Bütün bu çabayla çocuklarının onlara kızması nasıl açıklanabilir?
Bugün çocuklarımızla konuşurken kendine değer vermen gerekiyor gibi ifadeler kullanıyoruz. Tabii ki bu tür ifadelerin zararı yok. Ama anne kendine zaman ayırmadığında, istek ve ihtiyaçlarını göz ardı ettiğinde, kendini eve veya çocuklarına adadığında, çocuk gözlemleyerek ‘annem kendine değer vermiyor’ diye düşünüyor. Saçını süpürge yapan anne yorgun gözlerle çocuğuna baktığında kendine değer verme dersi veremiyor. Uçaklarda bile herhangi bir sorun olduğunda önce kendinize sonra çocuğunuza maske takın derler. Kendine iyi bakmayan ebeveyn çocuğuna iyi bakamaz.

Romantik ilişkileri ele alırsak, ilişkide olduğu kişi için ‘Onu hep düşünüyorum, ona hediyeler getiriyorum ama o bana hiç ilgi göstermiyor ve beni dinlemiyor’ diyenler oluyor. Karşı tarafı bencil olmakla suçluyor. Böyle diyen kişi ilgi gösterilmesini beklediğini söyleyerek bir beklenti içine giriyor. Farkında olmadan bir denklem kuruyor. Çok veren kişi partnerinin de bu ilişki modelinde bir değişiklik hissettiğini anlamıyor. Karşıdaki kişi kendiyle ilgilenmekte zorlanırken başkasıyla ilgilenmek onu yoruyor.
Bizden bazıları karşı tarafı şartsız kabul ediyoruz. İş yerimizdeki patronumuz, çocuğumuz, partnerimizle olan ilişkimizde. Karşıdaki kişiye gerçekçi gelmeyen aşırı bir tutum olan şartsız kabul. İlişkiler sonuçta bir ihtiyaç giderme sanatıdır. İlişkideki bu alışveriş dengesizliği ilişkide sorunlara yol açmaya başlıyor.
Peki bir insan neden çok verir ?
Psikolojik Danışman Ekrem Çağrı Öztürk ,'' Bir insan almak için verir. Yani fedakarlığın içinde bencillik vardır. Dışarıdaya verdiğimiz ve alamadığımız şey her ne ise kendimize veremediğimiz sürece kendimize değer vermiş olmayız. Her zaman ihtiyaçlarımızı dış dünyadan beklemek oldukça yorucudur. Aynı zamanda karşı taraftan bu kadar beklerken git gide uzaklaşması canımızı yakar. Bu nedenle karşı taraftan ne bekliyorsak kendimize vermenin yollarını aramalıyız.''dedi.






