İYİ Parti Alaşehir İlçe Başkanı Bahattin Ulutaş, Alaşehir’in belediyecilik sorunlarına ve Türkiye’nin içinden geçtiği siyasi süreci değerlendirdi. Alaşehir Belediyesi’nin yönetim anlayışını eleştiren Ulutaş, belediyedeki en büyük problemin "şişkin kadrolar" olduğuna değindi.

Başkan Ulutaş, "İşin ehli olmayan kişilerin siyasi referanslarla işe alınması, hizmete ayrılacak bütçenin personel giderlerine gitmesine neden oluyor" diyerek sözlerine şöyle devam etti:
Bahattin Ulutaş, "1960 doğumluyum, Alaşehir doğumluyum. Evliyim. Dört tane kızım var. Hepsi eğitimli ve İstanbul'da.
Ticari hayatın içerisindeyim. 45 yıllık vergi mükellefiyim. Gıda temizlik bizim işimiz. Lise yıllarından beri ülkücü hareketin içerisinde bulunduk. Ocaklarda görev aldık. Partilerde görev aldık.
Ancak daha sonra MHP'den ayrıldık. Bir süre boşlukta kaldıktan sonra İyi Parti'nin doğuşuyla beraber İYİ Parti'ye geçtik. MHP'nin bugünkü tavrını beğenmediğimiz için bizim kafamıza yatmadığı için MHP'den istifa ettik ve İYİ Parti'ye geçtik.
İYİ Parti'nin kuruluşundan beri varım. Önce atama yönetimle daha sonra da kongreyle gelmek üzere Alaşehir ilçe başkanıyım.
2025 yılında rutin siyasi faaliyetlerimiz devam etti. Çevremizdeki vefatlarda başsağlığı dilemekten veya düğünlere, sünnetlere veya da resmi kutlamalara katılıp partimizi temsil ettik.
Yani seçimden hemen çıkılmış bir zaman olduğu için çok aktif bir yıl olmadı. Ama biz ayda bir yönetim kurulu toplantısı yapıp divanımızla olup bitenleri değerlendirmeye devam ediyoruz. Temsil edilmesi gereken her yere parti olarak kendi aramızda bir heyet oluşturup partimizi temsil ediyoruz. 2025'i böylece kapattık.
"Belediyedeki bana göre birinci problem şişkin kadrolardır"
Kongre oldu tabii ayrıca. Önce atama yönetim iken bütün Türkiye genelinde olduğu gibi bizim ilçemizde de 4. Olağan Kongre süresi dolduğu için yapıldı. Tekrar ilçe başkanlığına seçildim.
Şimdi belediyedeki bana göre birinci problem şişkin kadrolardır. Bayındırılık da çalışması gereken bir insanı bu işe eğil olmayan kimselere alınmaması lazım.
Hangi alanda eksiklik varsa bu işi başaracak eğil olan insan alınması lazım. Bizim dışarıdan bakışımız biraz belediye kadrolarında şişkinlik vardır.
Siyaseten eş dost şeklinde alınanlar vardır. Çok fazla personel gideri olması halinde hizmet edecek paranın kalmaması anlamına geliyor.
"Alaşehir'in birinci problemi otopark ve trafiktir"
Bunun dışında Alaşehir'in birinci problemi otopark ve trafiktir. Otopark olarak ayrılmış alan yok. Yapılaşma devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllarda bir katlı binalar yıkılıp iki üç katlı yapılıyor. Araç sayısı çoğalıyor ama park yeri yoktur. Trafik çok düzensizdir.
Birçok caddelerde ikili sıra park halindedir. Bu çok kazalara tartışmalara da neden olan bir iş. Kesinlikle müsait alanlarda belediye eliyle otopark düzenlenmesi lazımdır. Veya bazı caddelerde tek yön uygulaması veya park yasağı getirilmesi lazımdır.
Alaşehir'in birinci önceliği en belirgin olarak otopark ve trafik sorunudur. Yani boş arsalarda veya kenarlarda belediyenin kontrolünde otopark yapılması lazım.
"İYİ Parti Türkiye genelinde bir travma yaşadı"
Şimdi: Ocak ayının 18'inde Ankara'da büyük kongre olacak. Biliyorsunuz geçtiğimiz yerel seçimlerde İyi Parti Türkiye genelinde bir travma yaşadı.
"Bir önceki yönetimin hatalarından dolayı çok düşük bir nispetle tamamladık"
Çok fazla istifalar, ayrılmalar, bölünmeler, başka partilere geçmeler oldu. 3.77 ile biz yerel seçimlerdeki bir önceki yönetimin hatalarından dolayı çok düşük bir nispetle tamamladık.
Ancak bir önceki genel başkanımız bunun da faturasını ödeyerek kenara çekildi. Şimdi Mustafa Dervişoğlu başkanlığında partide bir toparlanma var.
Yapılan bütün kamuoyu yoklamalarında en düşük ölçenler 8.2. En yüksek ölçenler 12-15 aralığında İYİ Parti'yi ölçmektedir.
İYİ Parti'nin grafiği yukarıya doğrudur. Bizim beklentimiz Büyük Kongre'den sonra oluşacak yeni heyetle bu rakamların çok üstünde İYİ Parti'nin potansiyeli olduğunu ve hak ettiği yere geleceğini Türkiye yönetiminde söz sahibi olacağını düşünüyoruz.
"Kandil görüşmeleriyle ilgili komisyona üye vermeyen tek partiyiz biz"
Zaten hepimizin takip ettiği gibi bu Kandil görüşmeleriyle ilgili komisyona üye vermeyen tek partiyiz biz. Bunun Türkiye açısından faydalı olmadığını, iyi olmadığını, gelecekte bize sıkıntılar doğuracağının, Apo'nun serbest bırakılmasını, meclise gelmesini, konuşmasını, siyaset yapmasını katiyen biz tasvip etmiyoruz.
"Apo'nun serbest bırakılmasını katiyen biz tasvip etmiyoruz"
Hukuk olarak cezalandırılmış ve cezasını çekmekte olan bir adamın tekrar Türkiye genel siyasetinde söz sahibi olmasını kabul etmiyoruz, istemiyoruz. Yasalara da bunu uygun görmüyoruz.
Biz muhalif tavrımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Anayasanın ilk dört maddesini de Türkiye'nin geleceği ile ilgili Lozan'ın tartışmaya açılmasını da kabul etmiyoruz.
"Barış" süreci adı altında yürütülen görüşmelerde biz yokuz. Katılmıyoruz, üyede vermiyoruz
Ondan dolayı bu "Barış" süreci adı altında yürütülen görüşmelerde biz yokuz. Katılmıyoruz, üyede vermiyoruz. Türkiye'nin geleceği açısından bu girişimlerin riskli olduğunu düşünüyoruz.
"AKP, MHP ortaklığının tekrar seçilme şansı olmadığı için DEP milletvekillerinin desteğiyle anayasada değişiklik yapmayı planlıyorlar"
Burada AKP, MHP ortaklığının elli artı biri bularak tekrar seçilme şansı olmadığı için DEP milletvekillerinin desteğiyle anayasada değişiklik yapmayı planlıyorlar.
Bu görüşmelerin temel hareket noktası budur. 50 artı 1 yerine 40 artı 1 veya iki turlu seçimden vazgeçtik. Tek turlu seçim yapıyoruz.
"DEM'lilerin isteklerine boyun eğen bir yönetim görüyoruz"
En çok oyu alan Cumhurbaşkanıdır şeklinde seçim kanununda anayasada değişiklik yapmak için DEM'lilerin isteklerine boyun eğen bir yönetim görüyoruz. Biz bunu tasvip etmiyoruz.
Mevcut iktidarın iktidarını sürdürmesi için yaptığı hareketler olarak görüyoruz. Sonuçta görüşülenlerin ayrıntılarını toplum öğrenemiyor.
Açıklama yapılamıyor. Ama DEP tarafı bunları dillendiriyor. Yani taleplerini sıralıyor. Bizim Türkiye'den bölünme gibi bir isteğimiz yoktur demelerine rağmen bölünmeden evvelki bir önceki merhale şeklinde biz bunu görüyoruz.
Desteklemiyoruz, kabul etmiyoruz. Kürtler bizim eşit vatandaşımızdır. Ama anayasada iki dilli, iki uluslu, iki milletli Türk ibaresinin çıkarılması, bilmem 66. maddenin esnetilmesi, demokratik, laik, parlamenter, sosyal, hukuk, devleti ibaresinin kaldırılmasını, Türkiyelilik gibi bir kavram getirilmesini katiyen kabul etmiyoruz.
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir ulus devlettir"
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu, asli unsur Türk milletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir ulus devlettir. Dolayısıyla bu çabaları Türkiye'nin hayrına olduğunu düşünmüyoruz. İtiraz etmeye devam ediyoruz.
Ölçümlerde insanlar yaratılan korku ikliminden ötürü hür iradeleriyle cevap veremediklerini düşünüyoruz. İYİ Parti Demokratik Kalkınmacı, milliyetçi bir partidir. Vatandaşımızın desteğini bekliyoruz. Bizi desteklemelerini istiyoruz.
Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olmayı umuyoruz. Hep beraber başaracağız. Bizim umudumuz bu yöndedir. Şahsi çıkar peşinde katiyen değiliz, idealist duygularımız duruyor.
Şahsımıza hiçbir şey istemiyoruz. Gelecekte bu ülkenin Başı dik bir Milletler ailesinde yerini sürdürmesini istiyoruz. Uluslararası veya Türkiye genelinde Ülkemiz aleyhine Sürdürülen çabaları boşa çıkarmak istiyoruz."




