2024 yılındaki yerel seçimlerden sonra yapılan devir teslim töreninde kameraların önünde gerçekleşen konuşmalarda, kurucu Başkan Dr.Mehmet ÇERÇİ’nin yeni seçilen başkana; “belediye binasının yeni yapıldığı, makam odasına belediye bütçesinden eşya alınmadığı bunun yerine kendi evinde ve deposunda bulunan eski eşyaları makamda kullandığını ifade etmiş, yeni Başkan Balaban'da istedikleri zaman eşyalarını alabileceklerini” söylemişti.

CHP Manisa İl Başkanı Özalper’den Sert Tepki: "Seçilmişlerin Görevine Çökmeye Çalışanları Manisalılar Affetmeyecek"
CHP Manisa İl Başkanı Özalper’den Sert Tepki: "Seçilmişlerin Görevine Çökmeye Çalışanları Manisalılar Affetmeyecek"
İçeriği Görüntüle

Devir teslim töreninden birkaç gün sonra Balaban; eski Belediye Başkanı Çerçi'nin saray gibi makam odası yaptırdığını, altın kaplamalı mobilyalar kullanıldığını iddia etmiş ve çok ciddi kamu kaynağı harcandığı yönünde ulusal basına tezviratlarda bulunmuştu.

Image 9Ac04Cf3A2Ffb80A0Fbcca21Bba18Ba33428835D

Çerçi’ye itibar suikasti yapmak amacıyla kendi yandaş medyasında haftalarca gündemde tutulmuş, hatta CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel bu makama harcanan bütçe ile 40-50 adet makam odası oluşturulabileceğini iddia etmişti.

Bunun üzerine Yunusemre Belediyesi Kurucu Başkanı Dr. Mehmet Çerçi, makam odasında bulunan ve kendisine ait olan mobilyalarla ilgili açtığı davada; mahkemenin lehine karar verdiğini açıkladı. Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, dava konusu eşyaların Dr. Mehmet Çerçi’ye ait olduğunun tespitine ve aynen kendisine iadesine hükmetti.

Kararın ardından açıklama yapan Dr. Mehmet Çerçi, görevi devrettiği süreçte Yunusemre Belediye Başkanı Musa Semih Balabn tarafından makam odasında bulunan eşyalara ilişkin kamuoyu önünde şahsına çeşitli iftiralar atıldığını, yargının verdiği kararla gerçeklerin hukuk önünde ortaya çıktığını söyledi.

Çerçi, Musa Semih Balaban tarafından iddia edilen, makam odasında kullanılan mobilyaların belediye ait olduğuna dair mahkemenin istediği, satın alma, ödeme ve demirbaş kayıtları ile ilgili herhangi bir belge sunamadığını. makam odasında ciddi kamu kaynağı harcandığı yönündeki iftira ve iddialarını ispatlayamadığını, Bu eşyaların şahsınca alındığını, şahsına fatura edildiğini ve şahsi hesaplarından ödeme yapıldığını, bunlarla ile ilgili evrakları mahkemeye sunduklarını ve mahkemenin delil ve tanık beyanlarına göre karar verdiğini söyledi.

Image 95Cc3Ef1D5F1F702D1Be25C4Bf5Ddcf5Cc8Ec56D

Konuyla ilgili değerlendirmesinde Çerçi şu ifadeleri kullandı:

“Görev yaptığım dönemde makam odasıyla ilgili birçok asılsız iddia ortaya atıldı. Sayın Musa Semih BALABAN tarafından: “Saray gibi yer yaptırmış, çok ciddi para harcamış, belediyenin parasıyla yaptırmış, eşyalar belediyeye ait, kendisine ait olduğuna dair belgesi yok” şeklinde açıklamalar yaptı. Aynı şekilde dönemin CHP Genel Başkanı ve Manisa Milletvekili Sayın Özgür Özel de makam odamızda bulunan eski sobayla ilgili gerçeği yansıtmayan değerlendirmelerde bulundu. Oysa biz en başından beri bu eşyaların ve eski sobanın şahsıma ait olduğunu söyledik. Mahkeme de tüm delilleri değerlendirip, onların ve bizim tanıklarımızı dinleyerek dava konusu eşyaların bana ait olduğuna ve tarafıma aynen iade edilmesine karar verdi. Böylece atılan iftiraların ve kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının doğru olmadığı hukuk önünde ortaya çıkmıştır.”

Whatsapp Image 2026 07 12 At 16.05.45

Çerçi, sürecin kişisel bir tartışma değil, hukuken gerçeklerin ortaya çıkarılması olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Belediyedeki devir teslim sürecinde de yeni seçilen Belediye Başkanı Musa Semih Balaban’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalarda ifade ettiği gibi, bu eşyaların istediğimiz zaman tarafımıza teslim edileceğini belirtmişti. Bizim öncelikli düşüncemiz, şahsımıza ait bu eşyaların belediyede kalmaya devam etmesi ve kullanılmayı sürdürmesiydi. Ancak süreç içerisinde kamuoyunda gerçeği yansıtmayan iftira ve iddiaların ortaya atılması ve mülkiyet hakkımızın tartışmaya açılması nedeniyle hukuki yollara başvurmak zorunda kaldık. Mahkeme de yaptığı yargılama sonucunda eşyaların şahsıma ait olduğuna hükmetti, ayrıca mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişiler tarafından tüm bahse konu eşyaların dava tarihinde 430.000 TL civarı bir değere sahip olduğunu ve aynen tarafıma iadesine karar verdi. Bu karar, ortaya atılan asılsız iddiaların hukuk önünde hiçbir karşılığının bulunmadığını açıkça ortaya koymuştur.

Kamuoyumuz da çok iyi bilmektedir ki; benim belediyecilik anlayışım hiçbir zaman şatafat ve gösteriş üzerine kurulmadı. Bizim işimiz makamlara ihtişam katmak değil, milletimize hizmet etmek ve şehrimizi, tarihine yakışır eser üretmektir. Bizim için en büyük makam da, en büyük mutluluk da hemşehrilerimizin duasını almak, onların yanında olabilmek ve hizmetlerimizle gönüllerine dokunabilmektir. Görev yaptığımız süre boyunca da bu anlayıştan hiç taviz vermedik. Mahkemenin verdiği karar da hakkımızda oluşturulmaya çalışılan karalama algısının gerçekle hiçbir ilgisinin olmadığını açıkça ortaya koymuştur.

Yunusemre Belediyesi 2014 yılında kuruldu. Kuruluşundan on yıl görev yaptığım sürede yaptıklarımız ortada. 2024 seçimleri geçeli iki buçuk yıl oldu, yandaşları işe almanın dışında şehrimize yapılan hizmetler vatandaşlarımızın takdirinde. Belediyecilik zihniyet meselesidir. Her siyasi zihniyet, her siyasi parti, her siyasi grup bu işi vatandaşın menfaatine yapmıyor. Örneğin; 2020 yılında yaşanan İzmir depreminden sonra hizmet verdiğimiz bina yapılan tetkikler neticesinde riskli ilan edildi ve tahliye edip yeni binamızı 2023 yılında vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Aynı dönemde riskli yapı ilan edilen ve yıkılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası ile Konak Belediyesinin Basmanedeki hizmet binası da yıkıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi yeni binasının temelini dahi atamadı. Konak belediyesi kaba inşaatını yeni bitiriyor, biz binamızı üç yıl önce hizmete açtık.

Bu örnekten anlaşılacağı üzere belediyecilik vizyon gerektirir, herkesin yapabileceği bir iş değildir. Bu işi hakkıyla yapamayanlar, beceremeyenler; hakkıyla bu işi yapan ve şehre değer katanlara iftira atarak, kamuoyunda itibarsızlaştırmak için algı yürüterek beceriksizliklerini örtmeye çalışıyorlar. Bu mahkeme kararı ile de müfteri oldukları netleşmiş ve karalama kampanyası ile kamuoyunda oluşturmak istedikleri olumsuz algı, itibar suikastı ellerinde patlamıştır. Sayın Musa Semih Balaban önce şahsımdan sonra da bütün vatandaşlarımızdan özür dilemelidir. " İfadelerini kullandı.

Muhabir: Serkan Özcan