Uzmanlar, özellikle uzun süren ya da giderek şiddetlenen şikayetlerin kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Hastalığın ilk evrelerinde hazımsızlık, iştah azalması, üst karın bölgesinde rahatsızlık ve yemek sonrasında şişkinlik gibi yakınmalar ön plana çıkıyor.

Bu belirtiler sıklıkla günlük sindirim problemleriyle karıştırıldığı için tanıda gecikmelere yol açabiliyor. Ancak hastalık ilerledikçe tabloya istemsiz kilo kaybı, belirgin iştahsızlık, sürekli mide ağrısı, bulantı ve kusma eklenebiliyor. Yutma güçlüğü, demir eksikliği anemisine bağlı yorgunluk ve dışkının siyah renkte olması gibi bulgular da acilen ileri değerlendirme gerektiren kritik işaretler arasında yer alıyor.

Salihli'de kuduz ve kalp sağlığı için farkındalık standı!
Salihli'de kuduz ve kalp sağlığı için farkındalık standı!
İçeriği Görüntüle

Açıklanamayan kilo kaybı veya mide-bağırsak kanamasını düşündüren durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor. Mide kanserinin gelişiminde pek çok çevresel ve genetik etken rol oynayabiliyor. Bunlar arasında:

  • Helicobacter pylori enfeksiyonu,

  • Sigara kullanımı,

  • Yoğun tuz tüketimi ile tuzla korunmuş veya tütsülenmiş gıdaların sık tüketilmesi,

  • Bazı kronik mide hastalıkları,

  • Ailede mide kanseri öyküsü ve kalıtsal genetik faktörler yer alıyor.

Mide kanseri şüphesinde en temel tanı yöntemlerinin başında üst gastrointestinal endoskopi geliyor. İşlem sırasında mide doğrudan görüntülenirken şüpheli bölgelerden biyopsi alınabiliyor. Kesin tanı, alınan dokunun patolojik incelemesi sonucunda konulurken; yüksek risk taşıyan ya da ailesinde kanser öyküsü olan kişilerin takip planı gastroenteroloji uzmanı tarafından kişiye özel olarak belirleniyor.

Tedavi planlaması ise tümörün yeri, büyüklüğü, yayılımı ve hastanın genel sağlık durumuna göre yapılıyor. Çok erken ve yüzeysel vakalarda endoskopik yöntemler tercih edilebilirken, uygun hastalarda cerrahi tedavi uygulanıyor. İleri evrelerde ise kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler, immünoterapi ve bazı durumlarda radyoterapi tedavi protokolüne dahil ediliyor.

Her hazımsızlık veya şişkinlik yaşayan bireyin mide kanseri olduğu anlamına gelmediğinin altı çizilirken, şikayetlerin haftalarca sürmesi, şiddetlenmesi veya kilo kaybı ve kanama bulgularıyla birlikte görülmesi durumunda değerlendirmenin geciktirilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Doç. Dr. Nimet Yılmaz, sigaradan uzak durmanın, aşırı tuz tüketimini azaltmanın, dengeli beslenmenin ve Helicobacter pylori enfeksiyonu saptandığında uygun şekilde tedavi olmanın mide sağlığını korumadaki hayati önemine dikkat çekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi