İzmir Körfezi’nin alüvyonlarla dolmasını engellemek amacıyla 1886 yılında Gediz Nehri'nin yatağının değiştirilmesiyle gerçekleştirilen dev mühendislik hamlesi, günümüzde yaşanan taşkın sorunları için de çözüm reçetesi oldu.

"Manisa’nın Doktoru" olarak tanınan Fahrettin Er, Sultan II. Abdülhamid döneminde hayata geçirilen tarihi projeyi hatırlatarak, Gediz Ovası'ndaki su baskınlarının önlenmesi için nehir yatağının derinleştirilmesi çağrısında bulundu.

Körfezi "Göl" Olmaktan Kurtaran Müdahale

19. yüzyılın ortalarında Gediz Nehri, bugünkü Mavişehir ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin bulunduğu noktadan denize dökülüyordu. Nehrin taşıdığı yoğun tortu ve alüvyonlar, İzmir Körfezi’ni doldurarak limanı kullanılamaz hale getirme ve körfezi bir göle dönüştürme riski taşıyordu.

Dönemin Belediye Başmühendisi Margosyan Efendi tarafından 1860 yılında hazırlanan rapor, tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. Sultan Abdülaziz’in onayı ve Sultan II. Abdülhamid’in kararlı takibiyle başlatılan projeyle, nehrin yatağı Menemen ile Foça arasına taşındı. Bu operasyon, o dönem dünyadaki en büyük çevre düzenleme projelerinden biri olarak tarihe geçti.

Türkiye’de standart değişiyor: Ekmeklerde zorunlu hale gelecek!
Türkiye’de standart değişiyor: Ekmeklerde zorunlu hale gelecek!
İçeriği Görüntüle

"Tarihi İrade Bugün de Sergilenmeli"

Geçmişteki bu başarının bugünkü taşkınlar için ilham kaynağı olması gerektiğini belirten Fahrettin Er, Gediz Ovası'ndaki tarım arazilerinin korunması için acil önlem alınması gerektiğini vurguladı.

Fahrettin Er, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gediz Nehri’nin yatağı şu an ağaçlar, sazlar ve kuru otlarla dolmuş durumda. Bu bitki örtüsü suyun doğal akışını engelliyor ve en küçük debi artışında taşkınlara sebep oluyor. 150 yıl önce bir nehrin yatağını değiştirebilen o büyük irade, bugün de nehir yatağını temizleyip derinleştirerek bu sorunu kökten çözebilir. Yatak derinleştirildiği takdirde ova taşkınlardan kurtulacaktır."

Muhabir: Ahmet Çoşkun