İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda İzmir Körfezi’ni besleyen en büyük su kaynaklarından biri olan Gediz Nehri’ndeki kirlilik yükünü tespit etmek amacıyla kapsamlı bir izleme programı başlattı.
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda, nehrin İzmir’e girdiği Emiralem Boğazı’ndan döküldüğü noktaya kadar belirlenen 7 istasyondan düzenli numuneler alınıyor.

Veriler Yıllık Raporda Toplanacak
Çalışmaya, nehir havzasının büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de kendi sınırları içerisindeki analizlerle destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen aylık veriler, bir yıllık sürecin sonunda birleştirilerek kapsamlı bir "Gediz Kirlilik Raporu"na dönüştürülecek. Bu raporla, kaynağında temiz olan suyun hangi noktalarda ve hangi kirleticilerle (sanayi, tarım, evsel atık) kirlendiği mevsimsel olarak mühür altına alınacak.

"Kirliliğin Acısını En Çok İzmir Çekiyor"
Projenin bilimsel danışmanlığını yürüten Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Havzası’nın sonunda yer alması nedeniyle kirlilikten en fazla İzmir’in etkilendiğini belirtti. Yaklaşık 400 kilometrelik hat boyunca taşınan kirliliğin sadece ekosistemi değil, gıda güvenliğini de tehdit ettiğini vurgulayan Kurucu, şunları kaydetti:
"Gediz, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit ediyor. Körfezdeki alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorununun temelinde bu kirlilik yatıyor. Kasım ayından bu yana yaptığımız ölçümler durumun ciddiyetini gösteriyor. Özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun körfeze aktığını tespit ettik. Bu maddeler sucul yaşamı bitirme noktasına getiriyor."

Ağır Metal ve Tarımsal Atık Tehdidi
Yapılan analizlerde suyun içerisinde sanayi kaynaklı alüminyum, brom, kadmiyum, demir ve çinko gibi ağır metallere rastlandığını ifade eden Kurucu, tarımsal gübreleme ve hayvancılık atıklarının da kirlilikte önemli payı olduğunu ekledi. Kurucu, kirli suyun tarımsal sulamada kullanılmasının uzun vadede toprağın çoraklaşmasına ve gıda zincirinin bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Denetim Yetkisi Talebi ve Kesintisiz İzleme
İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan deniz kirliliğine ilişkin denetim ve ceza yetkisi talep etmiş ancak bu talebi reddedilmişti. Buna rağmen belediye, dron taramalarıyla gemi kaynaklı kirliliği takip ederken, İZSU aracılığıyla Gediz’in eski yatağı olan Ağıl Deresi dahil toplam 10 noktada izleme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın projeye büyük önem verdiğini belirten Prof. Dr. Kurucu, hazırlanacak yıllık raporun karar vericiler için stratejik bir yol haritası olacağını ifade etti.




