Yeniden Refah Partisi Manisa Kurucu İl Başkanı Hakan Lalebaş, Manisa’da tarım sektörünün yaşadığı sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Manisa’nın Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirten Lalebaş, özellikle üzüm ve zeytin üreticilerinin artan maliyetler ve düşen ürün fiyatları karşısında zorlandığını ifade etti.
Çiftçinin üretimden uzaklaşma noktasına geldiğini savunan Lalebaş, mevcut tablonun yalnızca enflasyonla açıklanamayacağını belirterek tarım politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi.
“Manisa Çiftçisi Toprağına Küstü”
Zeytin ve üzüm üretimindeki maliyet-fiyat dengesizliğine dikkat çeken Lalebaş, geçen yıl duble zeytinin 90 TL, yağlık zeytinin ise 50 TL seviyesinde olduğunu, bu yıl ise fiyatların sırasıyla 60 TL ve 10 TL’ye gerilediğini öne sürdü.
Aynı dönemde mazot fiyatlarının yükseldiğini, işçilik, gübre ve ilaç maliyetlerinin de arttığını belirten Lalebaş, üzüm üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını kaydetti. Lalebaş, 2025 yılında 160 bin TL olan ilaç ve gübre maliyetinin 2026’da 470 bin TL’ye çıktığını, mazot fiyatının 45 TL’den 90 TL’ye yükseldiğini, üzüm fiyatının ise 100 TL’den 60 TL’ye düştüğünü iddia etti.
Üreticinin artan maliyetler karşısında ürününü daha düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını savunan Lalebaş, “Bu tablo enflasyonla açıklanamaz, bu tablo plansızlıktır. Çiftçinin maliyeti katlanırken ürününü geçen yılın altında bir fiyata satmaya zorlamak, üreticiyi ezmektir. Üretici ezilerek tarım ayakta kalamaz” ifadelerini kullandı.
Manisa’da çiftçilerin yaşadığı sıkıntıların ülke genelindeki gıda güvenliğini de etkileyebileceğini belirten Lalebaş, üreticilerin traktörleriyle yollara çıktığını, ürünlerini yere döktüğünü ve bazı üreticilerin bağlarını sökme noktasına geldiğini söyledi.
Manisa Milletvekillerine Üç Soru Yöneltti
Lalebaş, Manisa milletvekillerinin üreticilerin sorunlarını yerinde takip etmesi gerektiğini belirterek eleştirilerde bulundu. Milletvekillerinin Ankara’da Manisa’nın sesi olması gerektiğini ifade eden Lalebaş, açıklamasında şu soruları yöneltti:
“Kaç vekilimiz bir gün Alaşehir’de üzüm bağında, Akhisar’da zeytinlikte sabahladı? Kaç tanesi TARİŞ’in neden 6 Ekim’e kadar fiyat açıklamadığını Tarım Bakanlığı’na soru önergesiyle sordu? Kaç tanesi zeytinyağı fabrikalarının neden bu yıl kapalı kalacağını araştırdı?”
Lalebaş, üreticilerin yaşadığı sorunların yalnızca açıklamalarla değil, somut adımlarla gündeme taşınması gerektiğini savundu.
Yeniden Refah Partisi’nden Üç Somut Çözüm Önerisi
Lalebaş, tarım sektöründeki sorunların çözümü için Yeniden Refah Partisi’nin üç temel önerisini paylaştı.
Taban fiyatların önceden açıklanması: TARİŞ ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) gibi kurumların ürün fiyatlarını hasattan sonra değil, hasattan en az bir ay önce açıklaması gerektiğini belirten Lalebaş, üretim maliyetlerinin hesaplanarak taban fiyata en az yüzde 30 refah payı eklenmesini önerdi. Lalebaş, maliyetin altındaki alımlara karşı devletin müdahale etmesi gerektiğini ifade etti.
Kooperatifleşme ve üreticinin pazarlık gücünün artırılması: Üreticilerin sınırlı sayıdaki alıcıya bağımlı kalmaması gerektiğini savunan Lalebaş, güçlü üretici kooperatifleri, soğuk hava depoları, lisanslı depoculuk ve devlet destekli işleme tesislerinin kurulmasını önerdi. Üzüm, incir ve zeytinin işlenerek katma değerli ürünler hâlinde pazarlanması gerektiğini belirten Lalebaş, üretici ile ihracatçı arasındaki ticaretin şeffaf bir yapıya kavuşturulmasını istedi.
Girdi maliyetlerinin düşürülmesi: Lalebaş, çiftçilere mazot, gübre ve tarım ilacının sübvansiyonlu verilmesini önerdi. Ayrıca zeytinyağı fabrikalarının faaliyetlerini sürdürebilmesi için enerji desteği sağlanması gerektiğini dile getirdi.
“Manisa Üzümü ve Zeytini Dünya Markası Olarak Kalmalı”
Açıklamasının sonunda üreticilerin ekonomik açıdan güçlendirilmesinin Manisa tarımı için önem taşıdığını vurgulayan Lalebaş, çiftçinin tüccar karşısındaki pazarlık gücünün artırılması gerektiğini belirtti.
Lalebaş, “Manisa’da çiftçiyi tüccarın monopolünden kurtarmadan, bu şehri kurtaramayız. Bizim davamız, Manisa üzümünün ve zeytininin dünya markası olarak kalması davasıdır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.




