Bursa Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Koyuncu, küresel verilerin küçükbaş hayvancılığın öneminin giderek arttığını ortaya koyduğunu söyledi. Dünyada koyun sayısının son yıllarda artış gösterdiğini vurgulayan Koyuncu, Türkiye’de ise aynı dönemde düşüş yaşandığını ifade etti.
“1980 sonrası kırılma yaşadık” diyen Koyuncu, bu dönemde sığırcılık ve tavukçuluğun teşvik edilmesiyle küçükbaş hayvancılığın geri plana itildiğini kaydetti. Oluşturulan yanlış algıların da sektöre zarar verdiğini belirten Koyuncu, “Koyun eti kokar, sütü kokar algısı üretildi. Bu algı hem üreticiyi hem tüketiciyi uzaklaştırdı” dedi.
“Kırsal boşaldı, zincir kopuyor”
Konuşmasında kırsaldan kente göçün etkilerine dikkat çeken Koyuncu, küçükbaş hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğunu vurguladı. Çobanlık mesleğinin giderek yok olduğuna işaret eden Koyuncu, sektörde yaşanan insan kaynağı krizine çarpıcı bir örnek verdi:
“Bugün ‘Afgan çobanlar olmasa hayvancılık yapılamaz’ söylemiyle karşı karşıyayız. Acilen on binlerce çobana ihtiyaç olduğu konuşuluyor. Oysa aynı sayıda hayvan geçmişte yerli çobanlarla yönetilebiliyordu. Sorun hayvan sayısı değil, kırsaldan kopuş.”
Koyuncu, bu durumun temel nedeninin genç nüfusun üretimden uzaklaşması olduğunu belirterek, “En tehlikeli nokta, yetiştiricinin kendi çocuğuna ‘bu işi yapma’ demesi” ifadelerini kullandı.
Çobanlığın sıradan bir iş olmadığını vurgulayan Koyuncu, bu mesleğin botanikten meteorolojiye, hayvan sağlığından gıda üretimine kadar birçok alanda uzmanlık gerektirdiğini söyledi.

Yapağıda dünya büyüyor, Türkiye kaybediyor
Türkiye’nin yapağı üretiminde dünyada ilk sıralarda yer aldığını ancak ekonomik karşılık alamadığını dile getiren Koyuncu, “Kırkım maliyeti yapağı fiyatının kat kat üzerinde. Üretici yünü çöpe atıyor” dedi.
Buna karşın dünya genelinde yünün sürdürülebilir tekstil, izolasyon ve çevre dostu ürünlerde kullanımının hızla arttığını belirten Koyuncu, Türkiye’nin bu alanda ciddi bir fırsatı kaçırdığını vurguladı.
“Küçükbaş hayvancılık stratejik sektör”
Koyuncu, küçükbaş hayvancılığın yalnızca ekonomik değil, çevresel ve sosyal açıdan da kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Kurak bölgelerde üretim imkânı sağlaması, düşük maliyetli olması ve kırsal nüfusu yerinde tutması nedeniyle sektörün stratejik önem taşıdığını ifade etti.
“21. yüzyılda sürdürülebilir tarımın kaldıraç noktası küçükbaştır” diyen Koyuncu, karar vericilere çağrıda bulunarak meraların korunması, çobanlık mesleğinin desteklenmesi ve üretim zincirinin yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.
Konuşmasını “Koyun ve keçiye sahip çıkarsak onlar da bizi geleceğe taşır” sözleriyle tamamladı.





