Antik Çağ’dan bu yana kaderi üzümle şekillenen Manisa’da, üzüm üreticisinin alın terinin karşılığını alamaması ve gençlerin tarımdan uzaklaşarak asgari ücretli işlere yönelmesi üzerine Dr. Fahrettin Er’den "birlik" çağrısı geldi. Kendisinin de bağlarda yevmiye ile çalışarak bu zorlukları bizzat tecrübe ettiğini belirten Er, çözümün "tüketim ve talep artışı" olduğunu savundu.
“Adana Şalgamı Başardı, Manisa Üzümü Niye Başarmasın?”
Üreticinin cebinin boş olduğunu ve tarımın sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğunu vurgulayan Er, Adana’nın şalgam konusundaki başarısını örnek göstererek şunları kaydetti:
“Adanalılar masaya siz istemeseniz de şalgamı koyuyor. Buradan onları alkışlıyorum. Bizim de Manisa olarak bir birlik olmamız gerekiyor. Şehrimizdeki binlerce öğrenci, asker ve fabrika işçisinin yemek menülerinde üzümden yapılan hoşaf neredeyse hiç yok.”
Kurumlara ve Odalara "Haftada 2 Gün" Çağrısı
Dr. Fahrettin Er; Manisa Valiliği, Garnizon Komutanlığı, Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğü, belediyeler ve meslek odaları başta olmak üzere tüm paydaşları bir araya gelmeye davet etti. Er, “Haftada en az iki gün kurum menülerinde hoşaf çıkarsa talep artar, fiyat canlanır ve çiftçinin yüzü güler. Manisa’da para dönerse herkes mutlu olur,” ifadelerini kullandı.
“Alın Terine Sahip Çıkın”
Üzümün doğal afetler ve zorlu üretim şartları altında yetişen büyük bir emek ürünü olduğunu hatırlatan Er, Manisalıları bu çağrıya destek vermeye ve videoyu paylaşarak farkındalık oluşturmaya çağırdı. Er, “Üzüme sahip çıkmak, emeğe sahip çıkmaktır. Üzüme sahip çıkmak, Manisa’ya sahip çıkmaktır,” diyerek sözlerini noktaladı.





