Turgut Özal Mahallesi’nde (Eski adıyla Çukurçeşme) yer altından gelen billur gibi suyun yollara aktığını ifade eden Fahrettin Er, boşa akan sulara değindi. Manisa’nın tarihi su kaynaklarıyla ünlü Çukurçeşme bölgesinde (yeni adıyla Turgut Özal Mahallesi) yaşanan su israfı, Doktor Fahrettin Er’in objektifine yansıdı.

"Suyun kıymetini gerçekten biliyor muyuz?"

Dağdan gelen temiz suyun boruları patlatarak asfalt üzerinden dere gibi aktığını ifade eden Er, Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi yetkililerine seslenerek bu milli servetin korunmasını talep etti. Manisa genelinde onlarca noktada benzer manzaranın olduğunu iddia eden Er, suyun debisine dikkat çekerek isyanını şu sözlerle dile getirdi:

Demirci'de 10 kilometrelik arazi yolu yenilendi!
Demirci'de 10 kilometrelik arazi yolu yenilendi!
İçeriği Görüntüle

"Bir hazinenin başındayım. Karun hazinesinden daha değerli bana göre. Çünkü dağdan gelen villur gibi temiz su. Şunun debisine bakar mısınız? Bu su Manisa Çukurçeşme'de. Adı da anlamlı. Yeni adı Turgut Özal Mahallesi. Bana göre eskisi daha güzel. Boş yere dememiş şair: kelimeler idraklerimize giydirilmiş deli gömlekleridir. Su boruları patlattığı için yandaki asfalttan bakın dere gibi akıyor dere. Böyle Manisa'da onlarca yer var boşa akan.

Bunlar değerlendirilse Manisa ihya olur, yazın susuzluk çekmeyiz. İnanın billur gibi bir su. Turgut Özal Mahallesi eski adıyla Çukur Çeşme'de bu mahallenin sakinleri diyorlar ki her ev temeli kazdığımızda tarihi su boruları çıkıyor, künkler çıkıyor.

Boş yere adı Çukur Çeşme değil. Eskiden de sağlık ocağının olduğu yerde tarihi bir çeşme varmış, borularını patlatıyormuş. Tarih günümüzü ve geleceği şekillendirir. Bu bilgileri bütün Manisa'daki maske yetkililerinin değerlendirilmesi için hatırlatıyorum.

Manisa’da nereye gitsem aynı manzara. Yüzlerce yıllık tarihi sular boşa akıyor, kanalizasyona karışıyor, hiçbir şekilde değerlendirilmiyor. Bugün Manisa Turgut Özal Mahallesi’nde yolda giderken gördüğüm bu görüntü beni gerçekten şaşırttı.

Bir yanda suya erişim zorlaşırken, diğer yanda bu kadar büyük bir israf. Bu sadece bir ihmal mi, yoksa farkında olmadan kaybettiğimiz bir değer mi?."

Muhabir: Ahmet Çoşkun