​Özkaya, yaptığı yazılı açıklamada, siyasilerin ve yerel yöneticilerin Manisa için sıklıkla kullandığı "tarımın başkenti" ifadesinin çiftçiye somut bir fayda sağlamadığını iddia etti. Manisa çiftçisinin zor koşullara rağmen yaş ve kuru sultaniye çekirdeksiz üzüm, sofralık zeytin, zeytinyağı, salçalık domates, yumurta, pamuk, kiraz, erik, tütün ve danelik mısır gibi birçok üründe Türkiye genelinde ilk sıralarda yer aldığını vurgulayan Özkaya, en büyük sorunun ise üreticinin ürün fiyatını kendisinin belirleyememesi olduğunu ifade etti.

​"Çare Lisanslı Depolarda"

​Çiftçilerin gübre, mazot ve ekipman gibi girdi maliyetlerini genellikle kredi veya veresiye yöntemiyle karşıladığına işaret eden Özkaya, hasat döneminde borçların ödenmesi zorunluluğu nedeniyle ürünlerin değerinin altında satıldığını belirtti.

​Manisa gibi bir tarım kentinde onlarca lisanslı depo olması gerekirken hiç bulunmamasının düşündürücü olduğunu savunan Özkaya, şunları kaydetti:
​"Üreticinin bu durumdan kurtulması için çare lisanslı depolarda. Lisanslı depolar sayesinde çiftçimiz ürününü buraya bırakarak bankalardan ürün karşılığı kredi alabilir. Böylece ürününü tüccara değerinin altında vermek zorunda kalmaz.

Ayrıca bu sistem daha kaliteli ürün yetiştiriciliğini teşvik eder ve tarım ürünlerinin kayıt altına alınmasıyla gerçek üretim değerleri ortaya çıkar." ​Her hasat döneminde sadece ürün fiyatlarının tartışılmasının kalıcı bir çözüm getirmediğini ifade eden Özkaya; milletvekilleri, ziraat odaları, ticaret borsaları, sivil toplum kuruluşları ve tarımsal kalkınma kooperatiflerinin lisanslı depoların kurulması için ortak bir mücadele yürütmesi gerektiği çağrısında bulundu.

​"Tarımla Uğraşan Nüfusun Yaş Ortalaması 58’e Ulaştı"

​Tarım sektöründeki demografik değişime de dikkati çeken Özkaya, Türkiye'de tarımla uğraşan nüfusun yaş ortalamasının 58'e ulaştığını aktardı. Gençlerin köylerini terk ederek kentlerde sanayi işçisi olmayı tercih ettiğini belirten Özkaya, genç nüfusu köyde tutabilmenin yolunun tarımdan para kazanmalarını sağlamaktan ve köylerdeki eğitim ile sosyal imkanları artırmaktan geçtiğini ifade etti.

Turgutlu’da Ergenekon Köprülü Kavşağı için temel atıldı
Turgutlu’da Ergenekon Köprülü Kavşağı için temel atıldı
İçeriği Görüntüle

​Köy hayatında küçükbaş hayvancılık ve tütüncülük gibi faaliyetlerin yüksek gelir potansiyeli taşıdığını hesaplamalarla aktaran Özkaya, köylerde tek işi çiftçilik ve hayvancılık olan ailelerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

​Özkaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
​"Tarım iyidir, tarım herkese iyi gelir, yeter ki koşullar uygun olsun. Köylerde sadece bu işle uğraşan ailelerde en az bir kişinin sigortası devlet tarafından karşılanmalı, eşlerin birlikte çalışması halinde ise eşe asgari ücret desteği verilmelidir. Türkiye tarım ve hayvancılık ülkesidir, yeter ki üretelim ve üreteni doğru destekleyelim."

Muhabir: Merve Esra Özel - Ahmet Çoşkun