Plüton, Güneş Sistemi'nin en küçük gezegeni mi, yoksa en büyük ayı mı? Bu soru, bilim insanlarını ve astronomları yıllardır meşgul ediyor. Peki Plüton mu büyük ay mı? En küçük gezegen Plüton mu? Sorusunun cevabı haberimizde...
Plüton

Plüton, Güneş Sistemi'nde bulunan bir cüce gezegendir. Kuiper Kuşağı'nda bulunan, Neptün ötesi cisimlerden biridir. Plüton, 2006 yılına kadar Güneş Sistemi'nin dokuzuncu gezegeni olarak kabul edilmekteydi. Ancak, 2005 yılında keşfedilen Eris'in Plüton'dan daha büyük olması ve Plüton'un yörüngesinde benzer birçok cismin bulunması nedeniyle, Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) tarafından gezegenlikten çıkarıldı ve cüce gezegen olarak sınıflandırıldı.
Plüton, diğer Kuiper Kuşağı üyelerine benzer biçimde taş ve buzdan oluşmaktadır. Ancak, bu kuşaktaki cüce gezegenlere nispeten oldukça küçüktür. Kütle ve hacim olarak Ay'ın yaklaşık olarak beşte biri kadardır. Plüton, eksenindeki dış merkezli eğim sayesinde yörüngesinin yaklaşık olarak 1/6'lık bir kısmında Güneş'e Neptün'den daha yakındır.
Plüton'un en büyük uydusu Charon, Plüton'un yarısı büyüklüğündedir ve bazı bilim insanlarınca ikili sistem olarak gösterilir. Plüton'un bilinen iki küçük uydusu daha vardır, bunlar Nix ve Hydra'dır. Bu uydular 2005'te saptanmıştır.
Plüton'un yüzeyinde buzlu dağlar, düzlükler ve kraterler gibi özellikler bulunmaktadır. New Horizons uzay aracı, Plüton'un dağlarının 3.500 metre olduğunu bulmuştur.
Plüton, Güneş Sistemi'nin en dış bölgelerinden birinde bulunan ve oldukça ilginç özelliklere sahip bir cüce gezegendir.

Plüton'un keşfi, 19. yüzyılda Uranüs'ün yörüngesindeki anormalliklerin Neptün'ün varlığından kaynaklanabileceği fikrinin ortaya atılmasıyla başladı. Ancak, Neptün'ün yörüngesindeki anormalliklerin başka nedenlerden kaynaklanabileceği de düşünülüyordu. 19. yüzyılın sonlarında, varlıklı bir Bostonlı olan Percival Lowell, bu anormalliklerin yeni bir gezegenin varlığından kaynaklanabileceğine inanıyordu ve bu gezegeni bulmak için Lowell Gözlemevi'ni kurdu.
Lowell'in ölümünden sonra, gözlemevi onun kızı Constance tarafından yönetildi. Constance Lowell, babasının mirasını korumak için X Gezegeni'nin aranmasını durdurdu. 1929'da, Vesto Melvin Slipher, X Gezegeni'ni aramak için Clyde Tombaugh'u görevlendirdi.
Tombaugh, iki hafta arayla çekilmiş fotoğraf çiftlerini karşılaştırarak, herhangi bir nesne değişikliği olup olmadığını araştırdı. 18 Şubat 1930'da, Ocak 23 ve 29'unda çekilmiş iki fotoğraf arasında önemli bir görüntü devinimi olduğunu fark etti. Bu, yeni bir gezegen olabileceğini gösteriyordu.
Daha sonra yapılan gözlemler de bu yeni cismi onayladı ve 13 Mart 1930'da Harvard Üniversitesi Gözlemevi Plüton'un keşfini duyurdu. Plüton, Güneş Sistemi'nin dokuzuncu gezegeni olarak kabul edildi ve bu unvanı 2006 yılına kadar korudu.

Plüton'un keşfi, tüm dünyada büyük bir heyecan yarattı. Lowell Gözlemevi, bu yeni cismi adlandırma hakkına sahipti ve 1000'i aşkın isim önerisi geldi.
Tombaugh, Slipher'e bu yeni cismin bir an önce adlandırılması gerektiğini söyledi. Slipher, önce Zeus, ardından Percival ve son olarak da kendi ilk adı olan Constance'yi önerdi. Ancak, bu isimler kabul görmedi.
Plüton adı, o dönemde on bir yaşında Oxfordlu bir öğrenci olan Venetia Burney tarafından ortaya atıldı. Burney, klasik mitolojiyle de ilgileniyordu ve Plüton'un karanlık ve soğuk bir gök cismi olduğunu düşündüğü için bu adı önerdi.
Burney'nin bu önerisi, Lowell Gözlemevi'nin her üyesine sunulan üç isimden oluşan bir listeye dahil edildi. Bu listedeki diğer isimler Minerva ve Kronos'tu. Plüton, oy birliğiyle seçildi ve 1 Mayıs 1930'da duyuruldu.
Venetia Burney'nin bu önerisi, onun gök bilime olan ilgisini ve klasik mitolojiye olan bilgisini gösteriyor. Plüton adı, tüm dünyada kabul gördü ve 2006 yılına kadar Plüton'un resmi adı olarak kaldı.

Plüton'un yörüngesi, Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerin yörüngelerinden daha dış merkezlidir. Tutulum düzlemiyle 17 derecelik bir açı yapar ve Güneş'e en yakın olduğu noktada Neptün'ün yörüngesi içinde yer alır. Güneş'e en uzak olduğu noktada ise Neptün'ün yörüngesinin dışında yer alır.
Plüton, kendi ekseni etrafında 6,39 Dünya gününde döner. Bu, Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerin dönme hızlarından oldukça yavaştır.
Plüton'un ekseni, Uranüs'ün ekseniyle benzer şekilde eğimlidir. Bu, Plüton'un mevsimlerinin Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerin mevsimlerinden daha uç noktalarda yaşanmasına neden olur.
Plüton'da gün dönümlerinde, yüzeyin dörtte biri aydınlıkken kalan kısım karanlıktır. Bu, Güneş'in Plüton'un ekseninin eğimine paralel olarak hareket etmesinden kaynaklanır.
Plüton'da bir yıl, 248,3 Dünya yılına eşittir. Bu, Plüton'un Güneş'in etrafındaki dönüşünün yaklaşık 248 Dünya yılı sürmesi anlamına gelir.
Ay

Ay, Dünya'nın tek doğal uydusu ve Güneş Sistemi'ndeki beşinci büyük doğal uydudur.Dünya'nın yörüngesinde dönen Ay, Dünya'dan yaklaşık 384.000 kilometre uzaklıktadır. Ay'ın çapı 3.474 kilometredir ve Dünya'nın çapının dörtte birinden biraz daha büyüktür. Ay'ın kütlesi Dünya'nın kütlesinin 1/81'i kadardır.
Ay'ın yüzeyi, Dünya'nın yüzeyinden çok farklıdır. Ay'ın atmosferi yoktur, bu nedenle yağmur, rüzgar veya diğer hava olayları görülmez. Ay'ın yüzeyi, Dünya'nın yüzeyindekinden çok daha fazla kraterle kaplıdır. Bu kraterler, milyonlarca yıl önce Ay'a çarpan göktaşları ve kuyruklu yıldızlardan kaynaklanır.

Ay, Dünya'nın yörüngesinde yaklaşık 27 günde bir döner. Bu dönme, Ay'ın evrelerinin oluşmasına neden olur. Ay'ın evreleri, Ay'ın Dünya'dan görülen aydınlık kısmının değişmesinden kaynaklanır.
Ay, insanların üzerinde yürüdükleri tek gökcismidir. 1969-1972 yılları arasında Apollo programı kapsamında Ay'a altı başarılı iniş gerçekleştirildi. Bu inişlerde Ay'a 24 astronot ayak bastı.
Ay'ın kökeni hakkında birkaç teori vardır. En yaygın teori, Ay'ın Dünya ile Theia adlı bir gök cisminin çarpışması sonucu oluştuğudur. Bu çarpışma, yaklaşık 4,51 milyar yıl önce meydana geldi.
Ay, Dünya'nın iklimi ve evrimi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ay'ın yerçekimi, Dünya'nın ekseninin eğimini stabilize etmeye yardımcı olur. Bu da Dünya'nın mevsimlerin oluşmasına katkıda bulunur.

Ay, Dünya'dan gökyüzünde en parlak gök cismidir. Bu, Ay'ın açısal çapının büyük olmasından kaynaklanır. Ay'ın görünen boyutu Güneş'inkiyle hemen hemen aynıdır, bu da tam güneş tutulması esnasında Güneş'i neredeyse tamamen kaplamasına neden olur.
Plüton mu büyük ay mı? En küçük gezegen Plüton mu?
2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), Plüton'u ve Eris gibi diğer benzer cisimleri cüce gezegen olarak sınıflandırdı. Bu sınıflandırma, bir gezegenin aşağıdaki kriterlere uymasını gerektirir:
-
Güneş etrafında yörüngede döner.
-
Yeterince büyüktür ve kendi yerçekimi sayesinde yuvarlak bir şekil alır.
-
Çevresini temizlemiştir, yani yörüngesinde kendi boyutundan daha küçük cisimlerin çoğunu yok etmiştir.
Plüton, son iki kritere uymadığı için cüce gezegen olarak sınıflandırılmıştır. Plüton'un yörüngesi, Neptün'ün yörüngesinin bir kısmıyla kesişmektedir. Bu nedenle, Plüton'un yörüngesinde, Plüton'un boyutundan daha küçük cisimler bulunmaktadır.
En küçük gezegen, çapı 4880 kilometre olan Merkür'dür. Plüton'un çapı ise 2370 kilometredir. Bu nedenle, Plüton, Merkür'den yaklaşık iki kat daha küçüktür.
Sonuç olarak, Plüton artık bir gezegen değildir ve en küçük gezegen Merkür'dür.
Bu karar, astronomi dünyasında tartışmalara yol açtı. Bazı astronomlar, Plüton'un hala bir gezegen olduğuna inanıyorlar. Ancak IAU, bu kararın bilimsel olarak doğru olduğuna inanıyor.
Plüton'un cüce gezegen olarak sınıflandırılması, Güneş Sistemi'ndeki gezegenlerin sayısını 8'e düşürdü.
Gezegenlerin küçükten büyüğe doğru sıralanışı
Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) tarafından tanınan 8 gezegenin küçükten büyüğe sıralanışı şu şekildedir:
1. Merkür
Merkür, Güneş'e en yakın gezegendir. Çapı 4.880 kilometredir.
2. Venüs
Venüs, Güneş'ten sonra en sıcak gezegendir. Çapı 12.104 kilometredir.
3. Dünya
Dünya, tek bilinen yaşam barındıran gezegendir. Çapı 12.756 kilometredir.
4. Mars
Mars, kızıl gezegen olarak da bilinir. Çapı 6.792 kilometredir.
5. Jüpiter
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki en büyük gezegendir. Çapı 139.820 kilometredir.
6. Satürn
Satürn, Güneş Sistemi'ndeki en büyük halkalı gezegendir. Çapı 116.464 kilometredir.
7. Uranüs
Uranüs, Güneş Sistemi'ndeki en soğuk gezegendir. Çapı 51.118 kilometredir.
8. Neptün
Neptün, Güneş Sistemi'ndeki en uzak gezegendir. Çapı 49.532 kilometredir.
Plüton, 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından cüce gezegen olarak sınıflandırılmıştır. Bu nedenle, Plüton'un küçükten büyüğe sıralanışı bu listeye dahil edilmemiştir.
Bu durumda Ay, Plüton'dan daha büyüktür.





