Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşanan ve Türkiye’nin gündemine oturan okul önü saldırısının ardından çocuk ve ergen psikolojisi yeniden tartışılmaya başlandı. Şiddet eğiliminin önceden fark edilip edilemeyeceği, sosyal medyanın etkisi ve çocukların silaha erişimi gibi konulara dikkat çeken Rehber Öğretmen Abdullah Uğurlu, ailelere önemli uyarılarda bulundu.

Uğurlu, çocukların davranışlarında meydana gelen değişimlerin aileler tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek, özellikle içe kapanma, öfke patlamaları, şiddet içerikli söylemler ve çevresinden uzaklaşma gibi davranışların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Çocukların yaşadığı sorunların erken fark edilmesinin ve doğru şekilde desteklenmesinin önemine dikkat çeken Uğurlu, aile-okul iş birliğinin de bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti.

ŞİDDET EĞİLİMİNDE HANGİ BELİRTİLER DİKKATE ALINMALI?

Şiddet eğiliminin saldırı gerçekleşmeden önce fark edilip edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdullah Uğurlu, sürekli agresif ve tehditkâr davranışlar sergileme, küçük olaylara aşırı tepkiler verme, öfke kontrolünde güçlük yaşama ve çevresindekilere zorbalık yapma gibi davranışların dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Çocuğun sosyal çevresinde kendisini yalnız hissetmesi ve kabul görmek için yoğun bir arayış içine girmesinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Uğurlu, bu tür belirtilerle karşılaşıldığında uzman desteğine başvurulmasının önemine dikkat çekti.

D S C 0043

MEB açıkladı: 1,5 milyondan fazla öğrenci örgün eğitim dışında
MEB açıkladı: 1,5 milyondan fazla öğrenci örgün eğitim dışında
İçeriği Görüntüle

“SESSİZ VE SAKİN GÖRÜNMEK, RİSK OLMADIĞI ANLAMINA GELMEZ”

Toplumda sıkça karşılaşılan “Dışarıdan çok sakin görünüyordu, hiç sinyal vermedi” değerlendirmesine değinen Uğurlu, çocuğun dışarıdan görünen davranışlarının iç dünyasını her zaman yansıtmayabileceğini ifade etti.

Ebeveynlerin çocuklarının duygusal durumlarını yakından takip etmesi gerektiğini belirten Uğurlu; öfke kontrolü sorunu yaşayan, kurallara sürekli karşı çıkan veya şiddet konusunu sık sık gündeme getiren çocukların davranışlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

SOSYAL MEDYA VE ŞİDDET İÇERİKLİ OYUNLARA DİKKAT

Teknolojinin kontrolsüz kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerine de değinen Uğurlu, sosyal medyada yer alan denetimsiz içeriklerin, televizyondaki şiddet görüntülerinin ve şiddet temalı bilgisayar oyunlarının çocukların davranışlarını etkileyebileceğini ifade etti.

Çocukların her istediklerine anında ulaşabilmesinin doyumsuzluk ve hayal kurma konusunda sorunlara yol açabileceğini belirten Uğurlu, dijital içeriklerin aileler tarafından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

D S C 0050

SİLAHA ERİŞİMDE AİLE DENETİMİ ÖNEMLİ

Turgutlu’daki olayda 15 yaşındaki çocuğun evde bulunan tüfeğe ulaşabilmesi ve daha önce atış talimi yapmış olması konusunu da değerlendiren Uğurlu, aile denetiminin önemine dikkat çekti.

“Okul evde başlar” diyen Uğurlu, ailelerin çocukları üzerindeki kontrol ve rehberlik sorumluluğunu bilinçli şekilde yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Silah kullanmayı öğretmenin bazı aileler tarafından bir beceri olarak görülebildiğini ifade eden Uğurlu, duygusal ve davranışsal sorunlar yaşayan çocukların silaha erişebilmesinin ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu ifade etti.

AKADEMİK BAŞARIDAN ÖNCE RUH SAĞLIĞI

Ailelerin çocuklarının psikolojik sorunlarını çoğu zaman geç fark ettiğini belirten Uğurlu, bunun nedenlerinden birinin akademik başarıya odaklanan ebeveyn tutumları olduğunu söyledi.

Ders notlarına gösterilen hassasiyetin çocukların ruh sağlığına da gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Uğurlu, psikolojik iyilik hâlinin öncelenmesinin önemine işaret etti.

DESTEK SÜRECİNDE SUÇLAYICI DİLDEN KAÇINILMALI

Çocuğun profesyonel desteğe yönlendirilmesi sırasında kullanılan dilin de önemli olduğunu belirten Uğurlu, çocuğa kendisinin sorunlu olduğu mesajının verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Desteğin, çocuğu daha iyi anlamak ve ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla sunulması gerektiğini ifade eden Uğurlu, rehber öğretmen, aile, psikolog veya psikiyatrist ve okul arasındaki iş birliğinin koordineli şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

YANLIŞ ROL MODEL SEÇİMİNE KARŞI FARKINDALIK ÇAĞRISI

Ergenlik döneminin kimlik arayışının yoğunlaştığı bir süreç olduğunu belirten Uğurlu, bu dönemde gençlerin yanlış kişileri rol model olarak benimseyebileceğine dikkat çekti.

Gençlerin benlik duyguları gelişirken çevresel faktörlerden etkilenebildiğini ifade eden Uğurlu, şiddet olaylarını gerçekleştiren kişilerin rol model alınması ve benzer davranışların taklit edilmesi riskine karşı ailelerin, okulların ve toplumun bilinçli olması gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Merve Esra Özel-Abdullah Akar