35 yaş sonrası gebelik planlayan kadınlara uzmanından önemli uyarılar
35 yaş sonrası gebelik planlayan kadınlara uzmanından önemli uyarılar
İçeriği Görüntüle

Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan PAÜ Hastaneleri Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Semin Melahat Fenkçi, şekerin vücuttaki rolüne dikkat çekerek ilave ve işlenmiş şekerlerin tip 2 diyabetten karaciğer yağlanmasına kadar birçok kronik hastalığı tetiklediğini vurguladı.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Semin Melahat Fenkçi, Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, insan vücudu için vazgeçilmez bir enerji kaynağı olan glukozun nasıl riskli bir boyuta ulaştığını anlattı.

Vücudun enerji dengesi üzerine kurulu hassas bir sisteme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Semin Melahat Fenkçi, temel meseleinin glukozun kendisi değil, uzun süre boyunca ihtiyaçtan fazla enerji ve özellikle ilave şeker tüketilmesi olduğunun altını çizdi. Enerji fazlasının sürekli hale gelmesiyle hücrelerin insüline verdiği yanıtın azaldığını belirten Fenkçi, şu bilgileri aktardı:

"Enerji fazlalığı sürekli hale geldiğinde insülin direnci başlar. Kanda glukoz bulunduğu halde hücreler bunu sağlıklı biçimde kullanamaz. Kandaki yüksek glukozun proteinlerle reaksiyona girmesi damarlar, böbrekler ve sinirlerde hasara yol açabilir. Özellikle aşırı fruktoz tüketimi karaciğerde yeni yağ üretimini artırarak karaciğer yağlanmasına, trigliserit yüksekliğine ve kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlar."

Meyve ve süt gibi doğal besinlerde bulunan şeker ile gıdalara sonradan eklenen ilave şekerin kesinlikle bir tutulmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Fenkçi, meyvedeki lifin şekerin emilimini yavaşlattığını ve tokluk sağladığını söyledi. Buna karşılık şekerli içecekler, hazır meyve suları ve pastane ürünlerindeki ilave şekerin fark edilmeden yüksek miktarlarda tüketildiğini belirten Fenkçi, bunun obezite ve diş çürüklerinin en büyük tetikleyicisi olduğunu ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük enerjinin ilave şekerlerden gelen bölümünün yüzde 10’un altında, mümkünse yüzde 5’e indirilmesini önerdiğini hatırlatan Prof. Dr. Semin Melahat Fenkçi, vatandaşlara şu çağrıda bulundu:

"Şekeri tamamen 'düşman' ilan etmek yerine, hangi kaynaktan geldiğine ve ne kadar tüketildiğine bakmak gerekir. Sağlıklı bir metabolik denge için işlenmiş ve ilave şeker içeren gıdaları azaltmak; bunu dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku ile birlikte ele almak şarttır. Unutmayalım; şekeri değil fazlasını azaltmalıyız."

Kaynak: Haber Merkezi