Soğuk havalarla birlikte kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirildiğine dikkat çeken Dr. Özer, havalandırmanın azalması ve bazı virüslerin soğuk-kuru havada daha uzun süre canlı kalmasının enfeksiyonların yayılımını hızlandırdığını söyledi. Grip virüsünün havada ve yüzeylerde daha uzun süre bulaştırıcı kalabildiğini belirten Özer, kış şartlarının bu riski artırdığını ifade etti.

Uzmandan Manisalılara Kış Uyarısı “Gribi Hafife Almayın” 1.1

Enfeksiyon herkeste aynı seyretmez

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının bazı kişilerde hafif atlatılabildiğini, ancak bazı bireylerde ağır tablolara yol açabildiğini belirten Dr. Özer, özellikle 65 yaş üzeri bireyler, gebeler, kalp-damar ve akciğer hastaları, diyabet ve kronik böbrek yetmezliği bulunanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler ile 5 yaş altı çocukların risk grubunda yer aldığını söyledi.

Kula'da Başkan Yıldırım güven tazeledi!
Kula'da Başkan Yıldırım güven tazeledi!
İçeriği Görüntüle

Bu dönemde Influenza (grip) ve COVID-19’un öne çıktığını dile getiren Dr. Özer, her iki hastalığın da benzer belirtilerle başlayabildiğini ancak komplikasyonlar açısından dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Grip, kalp krizi riskini artırabiliyor

Türkiye genelinde solunum yolu virüslerinin haftalık sürveyans raporlarıyla takip edildiğini aktaran Dr. Özer, 2025 yılının 51. haftasında alınan örneklerde Influenza A (H3N2) ve Influenza A (H1N1) türlerinin tespit edildiğini kaydetti.

Gribin sadece ateş ve halsizlikle sınırlı bir hastalık olmadığını ifade eden Özer, “Grip zatürre gibi ciddi akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir. Ayrıca kalp kası iltihabı gibi ağır komplikasyonlar görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerde grip enfeksiyonunun ilk yedi gününde kalp krizi riskinin yaklaşık 6 kat arttığı bildiriliyor” dedi.

Antibiyotik uyarısı ve aşı çağrısı

Vatandaşların sıkça başvurduğu antibiyotik kullanımına da değinen Dr. Özer, grip ve soğuk algınlığının virüs kaynaklı hastalıklar olduğunu ve antibiyotiklerin bu enfeksiyonlarda etkili olmadığını hatırlattı.

Grip aşısının her yıl düzenli olarak yaptırılması gerektiğini belirten Özer, aşının koruyuculuğunun yaklaşık iki hafta sonra başladığını ve 6-8 ay sürdüğünü söyledi. El hijyeni, ortamların düzenli havalandırılması ve kalabalık alanlarda maske kullanımının da en az aşı kadar önemli olduğunun altını çizdi.

COVID-19 hala aramızda

COVID-19’un tamamen ortadan kalkmadığını, yalnızca takip yöntemlerinin değiştiğini belirten Dr. Özer, son verilerin virüsün hâlâ dolaşımda olduğunu gösterdiğini ifade etti. Özellikle risk grubundaki bireylerin alarm belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini söyleyen Özer, kış aylarında alınacak basit önlemlerin ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini dile getirdi.

Kaynak: İHA