Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı canlı yayında eğitim camiasını ve velileri yakından ilgilendiren güncel konulara açıklık getirdi. Okullardaki kurumsal kimliğin ciddiyetine vurgu yapan Tekin, hem bakan hem de bir veli sıfatıyla bazı kıyafet tercihlerine tepki gösterdi.
Öğretmenlerin kılık kıyafetine yönelik hassasiyetini dile getiren Bakan Tekin, eğitim ortamında tarafsızlığın ve ciddiyetin elden bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi.
Tekin, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Öğretmen arkadaşlarımız okul içerisinde önlükle olmalı. Bir veli olarak rahatsız olduğum kıyafetler var. Sömürgeci bir ülkenin bayrağını reklam edecek şekilde gidiliyorsa bu beni rahatsız eder. Öğretmenimiz öğrencilerin önünde LGBTİ veya benzeri bir çağrışım yapacak bir şey giyse bu beni rahatsız eder.
Bir öğretmenim öğrencilere marka dayatması yaparsa bu beni rahatsız eder. Sosyal medyada bir öğretmenimizin kıyafeti konuşulduğunda bütün öğretmenlerimiz zan altında kalıyor."
Okullarda artan akran zorbalığı ve şiddet olaylarına değinen Bakan Tekin, problemin kök nedenine dikkat çekti. Yapılan araştırmalarda çocukların yüzde 80'e yakınının sosyal medya üzerinden iletişim kurduğunu ve şiddetin bu mecralardan beslendiğini belirten Tekin, "Şiddet salgın haline geldi. Tek başına okullarda alınan tedbirler yeterli değil. Çocuklarımıza nasıl bir kimlik inşa edilmesi gerektiği konusunda 7 Bakanlık olarak ortak bir eylem planı hazırladık ve aileleri sürece dahil etmek için 'Ebeveyn Okulu'nu açtık" dedi.
Okullardaki güvenlik tedbirlerinin kategorize edilerek hayata geçirildiğini ifade eden Bakan Tekin, atılan somut adımları paylaştı:
-
25 Bin Bahçe Görevlisi: Okullarda düzeni ve güvenliği sağlamak amacıyla 25 bine yakın bahçe görevlisi istihdam edildi.
-
Fiziki ve Elektronik Altyapı: Bahçe duvarları güçlendirildi, elektronik sistemler ve güvenlik kameraları devreye sokuldu.
-
Şubat Ayı Modeli: Güvenlik ve düzen konusunda Şubat ayı itibarıyla çok daha farklı bir çözüm modelinin kamuoyuyla paylaşılacağı müjdelendi.
Konuşmasının sonunda 12 yıllık zorunlu eğitim süresine değinen Bakan Tekin, sürenin uzunluğuna dikkat çekti. Bir çocuğun 4 yıllık lisans eğitimiyle birlikte 17 yılını eğitim masalarında geçirdiğini vurgulayan Tekin, çocukların sosyal hayata daha erken entegre olabilmesi adına bu konunun Türkiye'de de cesaretle tartışılması gerektiğinin altını çizdi.




