Araştırmaya göre boşanma riski 20'li yaşların sonlarından 30'lu yaşların başlarına kadar azalırken, 30'lu yaşların ortalarından itibaren yeniden yükseliyor. En düşük risk ise 28-32 yaş aralığında görülüyor.

Evlilik için “doğru yaş”ın ne olduğu uzun yıllardır tartışılırken, ABD'deki veriler üzerinden yapılan bir analiz dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Sosyolog Nicholas Wolfinger tarafından Ulusal Aile Büyümesi Araştırması (NSFG) verileri kullanılarak yapılan çalışmada, evlilik yaşı ile boşanma riski arasında doğrusal olmayan, U şeklinde bir ilişki olduğu belirlendi.

Araştırmaya göre genç yaşlarda yapılan evliliklerde boşanma riski daha yüksek seyrederken, yaş ilerledikçe bu risk azalıyor. Ancak düşüş belirli bir noktaya kadar devam ediyor. Yaklaşık 32 yaşından sonra eğilim tersine dönüyor ve boşanma riski yeniden yükselmeye başlıyor.

En düşük risk 28-32 yaş aralığında

Analizin en dikkat çekici sonucu, 28-32 yaş arasında evlenenlerde boşanma riskinin en düşük seviyeye ulaşması oldu.

Söz konusu bulgu, sosyoloji literatüründe “Goldilocks Teorisi” olarak anılan yaklaşımla ilişkilendiriliyor. Buna göre ne çok erken yaşta ne de ileri yaşlarda yapılan evlilikler, istatistiksel açıdan en düşük boşanma riskiyle ilişkilendiriliyor.

Araştırmada riskin 20'li yaşların sonlarına doğru azalmaya başladığı, 30'lu yaşların başında en düşük seviyelere ulaştığı ve yaklaşık 32 yaşından sonra yeniden yükselişe geçtiği görülüyor.

35 yaşından sonra yeniden artıyor

Araştırmanın dikkat çeken noktalarından biri de 30'lu yaşların ortalarından itibaren ortaya çıkan değişim.

Özgür Özel'den Dünya Eczacılar Günü Mesajı
Özgür Özel'den Dünya Eczacılar Günü Mesajı
İçeriği Görüntüle

Verilere göre 35 yaş ve sonrasında evlenenlerde boşanma riski yeniden artış gösteriyor. Böylece evlilik yaşı ile boşanma arasındaki ilişkinin basit şekilde “yaş ilerledikçe risk azalır” biçiminde açıklanamayacağı ortaya çıkıyor.

Wolfinger'ın daha sonraki yıllara ait verilerle gerçekleştirdiği ikinci analizde de benzer bir tablo ortaya çıktı. 2011-2013 dönemine ait NSFG verilerinde yapılan incelemede de 28-32 yaş aralığı, boşanma riskinin en düşük olduğu dönem olarak öne çıktı.

Sadece evlenme yaşına kriter değil

Araştırmada yalnızca kişilerin kaç yaşında evlendiği değerlendirilmedi. Katılımcıların cinsiyeti, eğitim düzeyi, dini bağlılığı, yaşadıkları bölge, aile yapıları ve evlilik öncesinde çocuk sahibi olup olmadıkları gibi çeşitli demografik özellikler de analiz kapsamında ele alındı.

Bu değişkenler hesaba katıldığında da 30'lu yaşların ortalarından itibaren görülen boşanma riskindeki yükselişin tamamen ortadan kalkmadığı belirtildi.

İki farklı dönem

Sonuçların yalnızca tek bir veri grubuna özgü olup olmadığını görmek amacıyla iki farklı döneme ait veriler incelendi.

2006-2010 ve 2011-2013 dönemlerindeki NSFG verilerinin kullanıldığı analizlerde toplam 10 binden fazla kişinin verilerinden yararlanıldı. Her iki dönemde de evlilik yaşı ile boşanma riski arasındaki benzer ilişki dikkat çekti.

'İdeal evlilik yaşı' mı?

Araştırmanın sonuçları, 28-32 yaş arasında evlenen herkesin daha uzun süre evli kalacağı anlamına gelmiyor.

Evliliğin sürdürülmesinde ekonomik koşullar, çiftler arasındaki uyum, ilişkinin niteliği, kişisel koşullar ve yaşam şartları gibi çok sayıda faktör etkili olabiliyor.

Bu nedenle araştırmanın ortaya koyduğu sonuç, belirli bir yaşı “mutlaka evlenilmesi gereken dönem” olarak göstermekten ziyade, evlilik yaşı ile boşanma riski arasında U şeklinde istatistiksel bir ilişki bulunduğuna işaret ediyor.

Başka bir ifadeyle araştırmaya göre boşanma riski önce azalıyor, 28-32 yaş aralığında en düşük seviyeye ulaşıyor ve ilerleyen yaşlarda yeniden yükseliyor.

Kaynak: Haber Merkezi