YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da hayvancılıkla uğraşan üreticileri ziyaret ederek yaşadıkları sorunları dinledi. Besiciler, özellikle yem, mazot ve elektrik maliyetlerindeki artışın üretimi sürdürülemez hale getirdiğini ifade etti. Üreticiler, süt ve et fiyatlarının maliyetlerin gerisinde kaldığını belirterek hayvan sayılarının her geçen yıl azaldığını dile getirdi.
“700-800 kilo sütten 300 kiloya düştük”
Bir besici, süt fiyatları ile üretim koşullarındaki değişime dikkat çekerek, “Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyat 24,30 lira. Mandıranın bizden aldığı fiyat ise 27,50 lira. Devlet 24,30’a fiyat açıklıyor, mandıra 27,50’ye süt alıyor. Fiyatın üzerine geçiyor. Çünkü mandıralar da bizim yok olduğumuzu anladı” dedi.
Daha önce 700-800 kilogram süt ürettiklerini, bu miktarın 300 kilograma kadar gerilediğini belirten besici, “Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız” ifadelerini kullandı. Üzüm fiyatlarına da değinen üretici, “5 römork üzümüm var. Eğer üzümdeki bu fiyat rezilliği devam ederse, üzümleri ineklere yedireceğiz” diye konuştu.
Hayvan sayısının da ciddi şekilde azaldığını belirten besici, “Anaçları kestiriyoruz. İşin sonunda yok olup gideceğiz. Hiçbir iş yapmayalım, traktörle yem dağıtalım, 500 lira harcıyoruz. Eskiden her çiftlikte hayvanlara bakmak için bir aile çalışırdı. Şimdi işçi bile çalıştırmıyoruz, çünkü kendimize bakamıyoruz” dedi.
“Girdi maliyetleri her sene üstümüze çığ gibi düşüyor”
Başka bir besici ise süt ve yem fiyatları arasındaki dengenin üreticinin aleyhine olduğunu söyledi. “Bizim gittiğimiz parite şu an 1; yani 1 kilo yeme 1 kilo süt. Normalde 1 kilo süt sattığım zaman 1,5 kilo yem alabiliyor olmam gerek” diyen üretici, süt üretim maliyetinin yaklaşık 27 lira olduğunu belirtti.
Hayvancılığın sürdürülebilmesi için maliyetlerin kontrol altına alınması gerektiğini ifade eden besici, “Köyde yaşamak, kendi standardını oluşturmak, kendi yaşamını idame ettirmek, hayvancılık yapmak kadar güzel bir şey yok ama girdi maliyetleri her sene üstümüze çığ gibi düşerse bu işin içinden hiç çıkamayız” dedi.
Geçen yıl 45 hayvanının bulunduğunu, bu yıl ise 29-30 hayvana kadar düştüğünü belirten üretici, 15 hayvanını maliyetleri karşılayamadığı için satmak zorunda kaldığını söyledi.
Besici, çocuklarının da geçim sıkıntısı nedeniyle farklı işlerde çalıştığını belirterek, “Kazancımız olmadığı için benim oğlum gidip tanker şoförlüğü yapıyor, ağabeyimin oğlu başka bir fabrikada çalışıyor. Biz buradan randımanlı bir ekmek kazanmış olsak çocuklarımızın ne işi var başka işlerde? Bizden sonra bu işi yapacak kimse yok. En genç olarak bizler varız” ifadelerini kullandı.
“Para kazanamadığımız için hayvanları satıyoruz”
Bir başka besici de et ve süt fiyatlarının yetersiz kalması nedeniyle hayvan sayılarının her yıl azaldığını söyledi. Geçen yıl şap hastalığı nedeniyle 30-40 hayvan kaybettiklerini belirten üretici, bu süreçte devletten destek alamadıklarını ifade etti. Hayvanların ithal edildiğini de belirten besici, “Bir danayı bize 110 bin liraya veriyorlar. 50-60 bin lira da yiyecek masrafı var. Biz bundan ne kazanacağız? Sadece bize gübresi kalıyor. Para kazanamadığımız için hayvanları satıyoruz. Seneye bırakacak gibiyiz” diye konuştu.
Başka bir üretici ise maliyetlerin her geçen ay arttığını belirterek, “Her geçen yıl değil, her ay bir önceki ayı aratıyor. Bu şekilde devam ederse bizim devam etme şansımız yok. Para kazanabilmemiz için süt fiyatının en az 30-35 lira olması lazım” dedi. Et fiyatlarının da beklentilerinin altında kaldığını ifade eden besici, “Bugün etin kilosunu 700-800 liradan kestirmem lazım, aradığım zaman 580 liralardan bahsediyorlar. Böyle devam ederse satacağız, bırakacağız. Yapacak bir şey yok” ifadelerini kullandı.
“Yem fiyatları 9 günde 3 kez zamlandı”
Bir başka besici ise sütün litre fiyatının piyasada 27,5-28 lira seviyesinde olduğunu ancak bu rakamın üreticinin maliyetlerini karşılamadığını söyledi. Üreticinin para kazanabilmesi için süt fiyatının en az 35 lira olması gerektiğini belirten besici, yalnızca bir aylık su faturasının 18 bin 250 liraya ulaştığını dile getirdi. Yem fiyatlarının kısa sürede art arda zamlandığını ifade eden üretici, “Yem fiyatları son 9 gün içinde 3 kere zam gördü. Ortalama bir yem fiyatı 800 ila 1100 lira arasında değişiyor. Ama sütün fiyatı artmıyor. Mazot giderlerimiz günlük değişiyor” dedi.
Elektrik giderlerinin de ciddi şekilde yükseldiğini belirten besici, “Sadece bu çiftliğin elektrik giderine geçen yıl 6-6 bin 500 lira para veriyorduk. Bu sene 14-15 bin lira para ödüyoruz. Her şey yüzde 100 arttı. Ziraat Bankası’ndan çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Üretici, yaşanan sorunların devam etmesi halinde sektörden çekileceklerini belirterek, “Sektörden çekileceğiz artık, ‘Yeter’ diyeceğiz. Çalışırken batmak diye bir şey var, bu olsa gerek” dedi.
“Tarım ve hayvancılığın kalkınma ihtimali çok zayıf”
Bir başka besici ise devletin özellikle satış noktasında daha etkin olması gerektiğini savundu. Besici, “Son nokta satışta devletin daha hükmedici olması lazım. Hükümetin görevini yapması lazım. Ama çok zayıf kalıyoruz. Böyle olduğu sürece bu ülkede tarım ve hayvancılığın kalkınma ihtimali çok zayıf” diye konuştu.
Başevirgen’in ziyaretinde üreticiler, artan girdi maliyetleri, düşük et ve süt fiyatları, hayvan sayılarındaki azalma ve sektörde yaşanan sorunlara ilişkin taleplerini doğrudan aktardı.





