Kiracı ile ev sahipleri arasında en sık yaşanan uyuşmazlıkların başında gelen depozito iadesi konusunda Yargıtay’dan milat niteliğinde kararlar çıktı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025 ve 2026 yıllarında verdiği kararlar, güvence bedelinin hangi şartlarda iade edilmesi gerektiğini netleştirirken, ev sahiplerinin keyfi kesinti yapma uygulamalarına hukuki fren yaptı.

32 ilde uyuşturucu operasyonu: Çok sayıda tutuklama
32 ilde uyuşturucu operasyonu: Çok sayıda tutuklama
İçeriği Görüntüle

Kiracıların evden çıkarken en çok mağdur olduğu konuların başında gelen boya, badana ve tadilat masrafları Yargıtay kararlarıyla yeniden değerlendirildi. Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesine göre kiracının, evi sözleşmeye uygun kullanmasından kaynaklanan olağan eskime ve yıpranmalardan sorumlu tutulamayacağı vurgulandı.

Uzun süre oturulan bir evde duvar boyasının eskimesi ya da zeminde normal kullanımdan kaynaklanan yıpranmalar tek başına depozitodan kesinti sebebi sayılamıyor. Ev sahibinin kesinti yapabilmesi için kırık kapı veya olağan kullanımı aşan duvar zararları gibi kiracının kusurundan kaynaklanan gerçek ve somut bir zararın bulunması, bunun da yazılı olarak zamanında bildirilmesi şart koşuluyor.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 12 Mayıs 2026 tarihli kararı, kira sürecinde taşınmazın el değiştirmesi durumunda yaşanan tartışmalara netlik kazandırdı. Dava konusu olayda, evi kiralarken önceki malike depozito ödeyen kiracının bedeli yeni malikten alamaması üzerine Yargıtay, depozitonun yeni malike devredildiğinin ispatlanması gerektiğine dikkat çekti. Önceki malikin güvence bedelini yeni malike aktardığını kanıtlayamaması durumunda, iade yükümlülüğünün eski malikte sürebileceği kararlaştırıldı.

Yargıtay’ın 23 Eylül 2025 tarihli kararında da ev sahibinin depozitoyu iade etmemesi için kiracıdan kaynaklanan gerçek ve mahsup edilmesi gereken bir alacağın bulunması gerektiği yinelendi. Kiracının sözleşmeye aykırı davrandığına dair soyut iddialar yeterli görülmezken; ev sahibinin hiçbir hesaplama yapmadan veya gerekçe göstermeden depozitonun tamamını elinde tutmasının hukuka aykırı olduğu vurgulandı.

Hukukçular, olası uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşanmaması adına kiracıların evden çıkarken fotoğraf ve video çekmesi, sayaçları kaydetmesi, anahtar teslimini yazılı tutanakla yapması ve ödeme dekontlarını saklaması gerektiğini hatırlatıyor. Depozitosunu alamayan kiracılar ise yazılı ihtarın ardından arabuluculuk sürecini işletip icra takibi veya alacak davası yollarına başvurabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi