Anksiyete, yaygın inanışın aksine yalnızca yoğun kaygı ve endişe haliyle kendini göstermiyor. Kaygı anında salgılanan stres hormonları; kalp atış hızından solunum düzenine, kas gerginliğinden sindirim sisteminin çalışma mekanizmasına kadar pek çok fizyolojik süreci doğrudan etkiliyor

Salihli'de kuduz ve kalp sağlığı için farkındalık standı!
Salihli'de kuduz ve kalp sağlığı için farkındalık standı!
İçeriği Görüntüle

Anksiyete; kas gerginliği, sindirim sorunları ve kalp çarpıntısı gibi birçok fiziksel belirtiyi tetikleyebiliyor. Anksiyete halindeyken vücut, olası bir tehdit algısına karşı sürekli tetikte kalıyor. Bu durum, özellikle boyun, omuz ve çene bölgelerinde yoğun kas gerginliğine yol açıyor. Uzun süreli kas gerginliği ve stres ise beraberinde baş ağrısı şikayetlerini tetikleyebiliyor. Öte yandan kaygı sırasında değişen nefes alışverişi, bazı kişilerde baş dönmesi veya sersemlik hissi yaratabiliyor.

Kaygı durumunun en sık etkilediği alanlardan biri de sindirim sistemi oluyor. Beyin ile bağırsak arasındaki güçlü iletişim, stres hormonlarından anında etkileniyor. Bu süreç; mide rahatsızlıkları, karın ağrısı, şişkinlik ve bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklikler olarak kendini gösteriyor.

Stres hormonlarının etkisiyle hızlanan kalp atışları ve değişen solunum düzeni, bireylerde kalp çarpıntısı ya da nefes darlığı hissi oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra zihnin sürekli olası sorunlara odaklanması, gevşeme sürecini zorlaştırarak uykuya dalma veya gece boyunca uykuyu sürdürme problemlerini beraberinde getiriyor.

Kişinin çevresindeki olası tehditleri sürekli kontrol etmesi, huzursuzluk yaşaması ve rahatlamakta güçlük çekmesi de anksiyetenin daha az fark edilen ancak yaşam kalitesini düşüren öncelikli belirtileri arasında yer alıyor.

Kaynak: Haber Merkezi