Nisan ve ekim ayları arasında ülke genelinde meydana gelen 8 ayrı okul saldırısında toplam 10 öğrenci ve 2 öğretmen yaşamını yitirdi. Şanlıurfa Siverek, Kahramanmaraş Onikişubat, Manisa, Osmaniye ve İstanbul'un ardından serinin son adresi Bitlis oldu.
Son olay, Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Kalkanlı köyünde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bir yıl önce Kalkanlı Köyü İlk ve Ortaokulu'ndan mezun olduğu öğrenilen 14 yaşındaki B.T., ağabeyine ait ruhsatsız av tüfeğini yanına alarak eski okuluna doğru yürümeye başladı.
Okul çevresinde rastgele ateş açan çocuk, binanın camlarına, duvarlarına ve okul müdürünün park halindeki aracına yaklaşık 15-20 el ateş etti. Olay sırasında büyük bir soğukkanlılık gösteren okul müdürü, silah seslerini duyar duymaz bahçedeki öğrencileri hızla içeri alarak kapıları kilitledi ve bir duvarın arkasına sığındı.
Tüfekteki fişeklerin tükenmesinin ardından etkisiz hale getirilen B.T., jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Müdürün zamanında müdahalesi, olası bir can kaybının ve büyük bir facianın yaşanmasını engelledi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında ortaya çıkan detaylar, durumun vahametini gözler önüne serdi.
Sekiz çocuklu bir ailenin üyesi olan B.T.'nin, yaklaşık bir yıldır çevresine okuluna saldıracağını ve babasını öldürmek istediğini dile getirdiği belirlendi. Soruşturma çerçevesinde ifadesine başvurulan 16 yaşındaki abla H., kardeşinin daha önce okulda sigara içmesinin engellenmesi nedeniyle öğretmenleriyle tartıştığını, ailevi sorunlar yaşadığını ve hatta not defterine babasını öldürmek istediğine dair yazılar yazdığını anlattı.
Öte yandan, jandarmanın 2 Haziran'da Çocuk Koruma Kanunu kapsamında mahkemeye başvurduğu ve B.T. hakkında danışmanlık ile sağlık tedbiri kararı aldırdığı ortaya çıktı. Saldırgan çocuğun olaydan yalnızca iki gün önce, 12 Ekim'de psikiyatri muayenesine götürüldüğü ancak reçete edilen ilaçları kullanmadığı tespit edildi.
Ablanın ifadesinde yer alan bazı ayrıntılar soruşturmanın boyutunu genişletti. İki kardeşin internet üzerinden "Fire Fire Max" isimli şiddet içerikli oyunlar oynadığını belirten abla H., saldırı anında kardeşinin kendisine "Sinirlensin diye attım, çünkü yaşamak istemiyorum, beni de öldürsün diye yaptım" şeklinde mesajlar gönderdiğini söyledi. Ayrıca ablanın, yeni nesil bir suç örgütü üyesi olduğu iddia edilen bir kişiyle sosyal medyada mesajlaştığını itiraf etmesi dikkat çekti. Güvenlik güçleri, çocukların herhangi bir dış etken ya da suç şebekesi tarafından yönlendirilip yönlendirilmediğini titizlikle araştırıyor.
Olayın ardından adliyeye sevk edilen 14 yaşındaki B.T. ile tüfeğin ruhsatsız olarak bulundurulmasına imkan sağlayan ağabey A., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Eğitim kurumlarında artan şiddet vakaları ve güvenlik açıkları ise toplumun tüm kesimlerinde acil önlem alınması yönündeki çağrıları yeniden zirveye taşıdı.




