Manisalı siyasetçi ve ziraat mühendisi Şenol Özkaya, çekirdeksiz kuru üzümün işlenmesi sırasında ortaya çıkan elek altı ve aspiratör çıkıntısı ürünlerinin pazarlanmasında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Sirke ve pekmez üretiminde kullanılan elek altı kuru üzümlerin alıcı bulamadığını ifade eden Özkaya, işletmelerde geçen yıldan kalan ürünlerin üzerine bu yılın mahsulünün de ekleneceğini belirtti.

“Son üç yıldır talep yok”

Gıda ürünlerinin işlenmesi sırasında yan ürünlerin ortaya çıktığını belirten Özkaya, çekirdeksiz kuru üzümün daha zayıf tanelerinden oluşan elek altı ürününün geçmiş yıllarda sirke, pekmez ve alkol fabrikaları tarafından değerlendirildiğini söyledi.

Önceki yıllarda sirke ve pekmez fabrikalarının sezon başlamadan alım bağlantıları yaptığını aktaran Özkaya, bu ürünlerden elde edilen gelirin işletmelere katkı sağladığını, işletmelerin de bu geliri üreticiden aldıkları üzümün fiyatına yansıtabildiğini ifade etti.

Son üç yıldır elek altı kuru üzüme talep olmadığını savunan Özkaya, işletmelerde tonlarca ürünün satılamadan beklediğini belirterek, “Şu anda işletmelerde geçen yıldan kalan, satamadıkları tonlarca elek altı üzüm var. Bir de bu yılki ürünler ilave olacak. Tüm işletmelerde elek altı kuru üzüm dağları oluşmuş durumda, çürümeyi bekliyor” dedi.

“İthal yemlik üzüm yerli ürünün değer bulmasını engelliyor”

Elek altı kuru üzüme yönelik talep kaybının nedenlerinden birinin yurt dışından farklı GTİP numarasıyla ithal edilen yemlik kıyılmış kuru üzüm olduğunu öne süren Özkaya, ithal ürünün yerli ürüne kıyasla daha ucuz olduğunu savundu.

Geçmişte normal kuru üzüm fiyatının yaklaşık üçte biri seviyesinde satılan elek altı kuru üzümün bugün alıcı bulmakta ve fiyat oluşturmakta zorlandığını belirten Özkaya, ithalatın yerli ürünün pazarlanmasını olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Hükümet yetkililerine çağrı

Milletvekilleri, meslek odaları ve birliklerin de ithal yemlik üzümün piyasa üzerindeki etkisini gündeme getirdiğini belirten Özkaya, sirke ve pekmez sanayisinde yıllık ortalama 20 bin ton civarındaki kullanımın ithal ürünlere yöneldiğini ifade etti.

Yerli ürünün değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özkaya, “Acilen hükümet yetkililerinin bu şekilde gelen ürünlerin ülkeye girmesini yasalarla engellemesi gerekiyor” diye konuştu.

İşletmelerin elek altı ve aspiratör çıkıntısı ürünlerini depolamakta güçlük çektiğini kaydeden Özkaya, ürünlerin kilogramının 1 ila 3 TL gibi düşük fiyatlarla hayvancılara satılmaya çalışıldığını söyledi.

Manisa’da kanser hastalarına müzikle moral verdiler
Manisa’da kanser hastalarına müzikle moral verdiler
İçeriği Görüntüle

“Ülkemizin kurtuluşu tarım ve hayvancılıkta”

Tarım ve hayvancılığın birbirini tamamlayan sektörler olduğunu belirten Özkaya, kuru üzümün işlenmesi sırasında ortaya çıkan yan ürünlerin de ülke ekonomisine kazandırılması gerektiğini ifade etti. Depolarda bekleyen ürünlerin değerlendirilememesinin üzüm piyasasını olumsuz etkileyebileceğini savunan Özkaya, bu durumun üzüm fiyatlarının yükselmesi yerine düşmesine yol açabileceğini dile getirdi.

Tarım ve hayvancılığın ülkenin geleceği açısından önemine dikkat çeken Özkaya, “Ülkemizin kurtuluşu tarım ve hayvancılıkta olduğunu hepimiz biliyoruz ama dile getirmeye cesaret edemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: İlayda Kaplan