Tiroid kanserinin gelişiminde genetik yatkınlığın büyük rol oynadığını belirten Prof. Dr. Hakan Yabanoğlu, özellikle ailesinde bu hastalık öyküsü bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Bunun yanı sıra, çocukluk veya gençlik döneminde baş-boyun bölgesinin radyasyona maruz kalması da bilinen başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.

Çoğu zaman ağrısız ve sessiz bir seyir izleyen tiroid kanseri, genellikle hastaların boyun bölgesinde fark ettiği şişlikler sayesinde ortaya çıkıyor. Boynun ön veya yan kısmında beliren yeni bir şişlik, büyüyen nodül veya sert yapılar mutlaka tıbbi değerlendirme gerektiriyor. Her boğaz ağrısı veya öksürük kansere işaret etmese de, tümörlerin ses tellerine yakın yerleştiği durumlarda kalıcı ses kısıklığı görülebiliyor.

Merkezefendi Devlet Hastanesi'nde 326 bebek dünyaya geldi!
Merkezefendi Devlet Hastanesi'nde 326 bebek dünyaya geldi!
İçeriği Görüntüle

Tiroid hastalıklarının teşhisinde ayrıntılı fizik muayenenin ardından ultrasonografinin kritik bir rol üstlendiğini aktaran uzmanlar, nodüllerin yapısı ve büyüklüğünün ultrasonla incelendiğini, gerek görülen vakalarda ise ince iğne biyopsisine başvurulduğunu ifade ediyor.

Tanı sonrasında tedavi sürecinin hastanın klinik durumuna göre şekillendirildiğini belirten Prof. Dr. Yabanoğlu, cerrahinin temel tedavi seçeneklerinin başında geldiğini kaydetti. Ameliyatın kapsamı tümörün büyüklüğüne, yayılımına ve lenf bezlerinin durumuna göre belirlenirken; özellikle en yaygın türlerden biri olan papiller tiroid kanserinde erken tanı ve doğru tedaviyle uzun dönem sonuçlarının son derece olumlu olduğu bildiriliyor.

Uzmanlar, toplum genelinde rutin bir tarama yaşı bulunmadığını ancak aile öyküsü olan kişilerin kontrollerini aksatmaması gerektiğini hatırlatarak; boyunda yeni oluşan kitle, büyüyen nodül veya uzun süren ses değişikliklerinde vakit kaybetmeden bir uzman hekime başvurulması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Haber Merkezi