Denizli'de özel bir hastanede görev yapan Psikolok Işıl Birtürk Avlar, çocukların okul kaygısıyla baş etme yöntemlerini anlatarak ebeveynlerin yaptığı yaygın hatalara dikkat çekti. Binlerce öğrenci için yeni eğitim-öğretim dönemi başlarken, özellikle ana sınıfına ve ilkokul birinci sınıfa başlayan çocukların yaşadığı "okul kaygısı" ailelerin en büyük endişe kaynağı oluyor.
Uyku düzeninin değişmesi, yeni bir ortama girme ve arkadaş edinme gibi süreçlerin çocukları zorlayabildiğini belirten Işıl Birtürk Avlar, ebeveynlere rehber niteliğinde önemli tavsiyelerde bulundu.
Ebeveynlerin bu süreçte yaptığı en büyük hatanın çocuğun kaygısını tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak olduğunu vurgulayan Psikolog Avlar, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bizim çocuğa öğretmemiz gereken şey, kaygının gerçekçi ve anlaşılabilir bir duygu olduğu ve bu duyguyla baş edebileceğidir.
Çocuğun 'Seni çok özlersem ne yapacağım?' sorusuna 'Hiç özlemeyeceksin' demek yerine, 'Beni özleyebilirsin, ben de seni özleyeceğim ama okul çıkışında seni almaya geleceğim' denilmesi çok daha gerçekçi ve sakinleştiricidir."
Çocuklardaki uyum sorunlarının her zaman yoğun ağlama krizleriyle kendini göstermediğine dikkat çeken Avlar; okul saatleri yaklaşırken karın ağrısı şikâyetleri, sık sık güvence arama cümleleri veya okula gitme karşılığında hediye isteme durumlarının da kaygı belirtisi olabileceğini belirtti. İlk günlerdeki ağlama ve hüzünlenmenin son derece doğal bir adaptasyon parçası olduğunu ifade eden Avlar, belirtilerin zamanla azalıp azalmadığına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ailelerin en çok düştüğü yanlışlardan birinin de çocukları okulda gizlice terk etmek olduğunu belirten Psikolog Avlar, bu durumun kısa vadede ayrılığı kolaylaştırsa da çocukta güven duygusunu zedelediğini söyledi. Avlar, "Çocuğa açık ve net bir şekilde veda edilmeli, vedalaşma süresi gereğinden fazla uzatılmamalıdır" uyarısında bulundu.
Okula hazırlığın sadece çanta hazırlamakla sınırlı olmadığını, uyku, beslenme ve ekran sürelerinin de kademeli olarak düzenlenmesi gerektiğini belirten Avlar, ebeveynlere iki uç yaklaşım (aşırı serbestlik veya çok katı baskı) yerine çocuğun duygusunu anlamaya çalışan orta bir yol benimsemelerini tavsiye etti. Manisalı velilerin çocuklarına yaklaşırken "Neden gitmek istemiyorsun?", "Şu an hangi konuda zorlanıyorsun?" sorularına odaklanmasının uyum sürecini çok daha sakin ve güvenli kılacağı ifade edildi.





