Temel gıda maddelerinde belediyelerin uyguladığı regülasyon modellerini hatırlatan Maviş, "Halk Ekmek ve Halk Mandıra var, neden Halk Manav da olmasın?" sorusunu gündeme taşıdı.

" Üretici Tarlada Dertli, Vatandaş Pazarda Mağdur"
Tarımın ve yerli üreticinin korunması için radikal ve kalıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Yusuf Maviş, çiftçinin binbir emekle ürettiği ürünleri değerinde satamadığını, diğer yanda ise tüketicinin yüksek fiyatlar nedeniyle taze sebze ve meyveye ulaşmakta zorlandığını belirtti. Maviş, "Tarımı ve üreticilerimizi korumak adına yapılması gereken ne varsa ivedilikle yapılmalıdır. Üreticinin emeğinin tarlada kalması kabul edilemez" dedi.

" Tanzim Satış Deneyimi Yeniden Devreye Girmeli"
Geçmiş yıllarda uygulanan tanzim satış noktalarının piyasa fiyatlarını dengelemedeki rolüne değinen Maviş, benzer modellerin günümüz şartlarına uyarlanarak yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Doğrudan üreticiden tüketiciye kurulacak bir köprünün her iki tarafı da rahatlatacağını belirten Maviş, "Daha önce Tanzim Satış gibi uygulamalar yapıldı, yine yapılmalı. Bu sayede hem halkımız ucuz ve taze ürüne kavuşsun hem de üreticilerimiz hak ettiği kazancı sağlasın" diye konuştu.

"Büyükşehir Belediyelerine ve Hükümete Büyük İş Düşüyor"
Sorunun çözümü için tek bir kurumun değil, tüm yetkililerin elini taşın altına koyması gerektiğini söyleyen Yeniden Refah Partisi İlçe Başkan Yardımcısı Yusuf Maviş, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu konuda hem Büyükşehir Belediyelerine hem de Hükümete büyük iş düşüyor. Tarım Bakanlığı üreticiden doğrudan alım yaparak lojistik destek sağlamalı, yerel yönetimler ise kent merkezlerinde kuracağı Halk Manavları veya mobil satış araçlarıyla bu ürünleri kar amacı gütmeden halka ulaştırmalıdır. Gıda krizini aşmanın yolu, üreticiyi korumaktan ve aracıları aradan çıkarmaktan geçer."





