Yaklaşık 34 milyon araç sahibini ilgilendiren yeni düzenlemeler, 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Yapılan değişikliklerle birlikte özellikle parça değişimi, araç değer kaybı, ağır hasarlı araçlar ve kaza sonrası tazminat süreçlerinde önemli yenilikler getirildi.
Yeni düzenlemeye göre, trafik kazası sonucu hasar gören bir parçanın onarılamaması halinde, parçanın orijinaliyle değiştirilmesi gerekecek.
Araç sahibinin yazılı onayı bulunmadan veya piyasada orijinal parçanın bulunamadığı ispat edilmeden yan sanayi ya da eşdeğer parça kullanılamayacak.
Bu konuda ispat yükümlülüğü sigorta şirketlerine ait olacak. Ayrıca parça değişimi nedeniyle araçta oluştuğu öne sürülen kıymet artışı gerekçe gösterilerek tazminattan herhangi bir kesinti yapılamayacak.
Düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri de araç değer kaybı uygulaması oldu. Buna göre, trafik kazası sonrası oluşan değer kaybı artık dosya kapandıktan sonra değil, hasar süreci devam ederken sigorta eksperleri tarafından belirlenecek.
Araç hasarı için başvuruda bulunan kişiler, ayrıca bir başvuru yapmalarına gerek kalmadan değer kaybı talebinde bulunmuş sayılacak.
Sigorta şirketleri ise eksper raporunun tamamlanmasının ardından ilk iş günü içerisinde belirlenen değer kaybı tutarını araç sahibine yazılı veya dijital yollarla bildirmek zorunda olacak.
Değer kaybı hesaplamasında aracın marka ve modeli, yaşı, kullanım durumu, hasar gören bölümleri, geçmiş hasar kayıtları ile kaza öncesi ve sonrası ikinci el piyasa değeri arasındaki fark dikkate alınacak.
Ağır hasarlı, diğer adıyla pert araçlarda da yeni bir uygulamaya geçiliyor. Buna göre sigorta şirketleri, "Trafikten Çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödemesi yapamayacak.
Düzenleme kapsamında kaza sonrası yükümlülükler de yeniden tanımlandı. Can güvenliği veya acil sağlık ihtiyacı gibi zorunlu durumlar dışında olay yerini terk eden sürücülere yönelik yaptırımlar genişletildi.
Kaza tutanağı, alkol raporu ve benzeri belgelerin düzenlenmesini engelleyen veya olay yerini terk eden sürücülere ödenen tazminatlar için sigorta şirketleri tarafından rücu hakkı kullanılabilecek.
Yeni genel şartlarla birlikte sağlık giderleri teminatının kapsamı da genişletildi. Trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan tedavi giderleri, protez organ masrafları ve gerekli durumlarda sürekli bakıcı giderleri sigorta teminatı kapsamında değerlendirilecek.
Sürekli sakatlık ve geçici iş göremezlik nedeniyle oluşan maddi zararlar da sakatlanma teminatı kapsamında karşılanacak. Ölüm halinde ise destekten yoksun kalan yakınlara yönelik tazminat ödemeleri mevcut mevzuat çerçevesinde sürdürülecek.
1 Temmuz 2026'da yürürlüğe girecek düzenlemeyle birlikte trafik sigortası uygulamalarında araç sahipleri ve kaza mağdurları açısından daha hızlı ve daha net bir tazminat sürecinin hedeflendiği belirtiliyor.